Hukuk Bültenleri
09/06/2022

Türkiye’de COVID-19 ile Mücadelenin Rekabete Etkileri

Hukuk Bültenleri
Covid-19
Rekabet Hukuku
Genel

Yeni Gelişme

Coronavirüs’ün (COVID-19) dünya çapında yayılmasıyla ilgili endişeler büyümekle beraber, Türkiye’deki şirketler bu eşi görülmemiş küresel kriz sırasında ortaya çıkabilecek potansiyel rekabet risklerine dikkat etmelidir. Bu bilgilendirme yazısı, şirketlerin bu belirsizlik zamanında karşılaşabileceği olası rekabet hukuku risklerini kapsamaktadır.

  • Pandemi ile mücadele etmek için rakiplerle kurulan işbirlikleri iyiniyetli olsa bile rekabet hukuku bakımından riskler yaratabilir.
  • Devlet kurumlarının talimatlarını yerine getirmek ve kamu yararına hizmet etmek, şirketinizi potansiyel rekabet hukuku ihlallerinin sonuçlarından muaf tutmaz.
  • Hâkim durumda olan piyasa oyuncuları, hâkim durumlarını suiistimal eden davranışları nedeniyle daha sert yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerdir.
  • Şirketler rekabet otoriteleri ile devam eden işlemleri bakımından gecikmeler yaşayabilirler.

Bu bilgilendirme yazısı, rekabet uyumu ile ilgili bir genel bakış sunmakta ve rekabet mevzuatının kriz zamanında da yürürlükte olduğuna ve Rekabet Kurumu’nun faaliyetlerinizi takip etmeye devam ettiğine dair farkındalık yaratmak amacındadır.

1.Toplu eylemler ve rekabet yasalarına uyum

İnsanlığın son dönemdeki önceliği COVID-19 için bir aşı, ilaç veya başka herhangi bir önlem veya tedavi bulmak ve böylece katlanarak artan enfeksiyon ve ölüm sayılarını sona erdirmek oldu. COVID-19 için bir tedavi bulmak, günlük hayatımızı geri getirmemize ve önemli derecelere ulaşan iş aksaklıklarını ortadan kaldırmamıza yardımcı olacaktır. Bu kapsamda; şirketlerin, böyle bir hedefe ulaşmak için rakipleriyle ortak çaba sarf etmeleri gerekebilir veya şirketler ortak çalışma yürütmek isteyebilir.

Bu toplu çalışmalar, ortak olarak (i) biyoteknoloji, biyokimya veya ilaç şirketlerinin Ar&Ge çalışmalarını, (ii) gıda, ilaç, tıbbi malzeme tedarikçileri tarafından tedarik zincirleri için alınan hafifletici önlemleri, (iii) seyahat veya konaklama hizmeti sağlayıcılarının telafi paketlerini veya (iv) sigorta şirketleri tarafından sigorta kapsamlarının genişletilmelerini içerebilir.

Her ne kadar bu çalışmalar kamu sağlığını ve düzenini iyileştirmek için gerekli olsa da, işletmeler müşterek faaliyetlerin getirdiği olası rekabet risklerine dikkat etmelidir. Örneğin, bu tür dostane işbirliklerindeki şirketler rekabet açısından hassas bilgileri paylaşmamalı veya bu tür ortak faaliyetler fiyatları belirleme fırsatına dönüşmemelidir. COVID-19 salgını gibi küresel bir kriz, rekabet yasalarını ihlal eden işbirlikleri haklı göstermek için yeterli değildir. Temel bir örnek olarak, 2017 yılında Avrupa Komisyonu sabit yakıt ve güvenlik ücretleri uygulayan on bir havayoluna toplam 776.5 milyon Avro para cezası verdi. Havayolları, 11 Eylül saldırılarının neden olduğu belirsizliği ileri sürerek yasadışı faaliyetlerini haklı çıkarmaya çalışsalar da iddiaları kabul edilmedi.

2.Hükümetin talimatlarını takip etmek, mutlaka rekabet yasalarına uygunluk anlamına gelmez

Hükümet, işletmeleri tüketicilere tazminat veya kamu-özel sektör ortaklıkları kurmak gibi salgını ve beraberinde gelen krizi çözmek için alınan önlemlere uymaya davet edebilir. Her ne kadar hükümet yetkilileri ve rakipler ile toplanmak veya yazışmalar yapmak genel olarak hukuka uygun olsa da ortak lobi çalışmaları veya rekabet bakımından hassas ticari faaliyetler üzerindeki koordinasyon, hükümetin COVID-19 salgınına etkili yanıt vermeyi amaçlayan çalışmalarının ötesine geçmesi durumunda rekabet hukuku ihlalleri oluşturabilir.

3.Piyasa gücünün kötüye kullanılması ağır para cezalarına neden olabilir

COVID-19 salgını nedeniyle, yüz maskeleri, el dezenfektanı, sabun, tuvalet kâğıdı, makarna vb. ürünler için artan bir talep görülmekte. Bu nedenle, bu ürünler süpermarketlerde ve depolarda zor bulunur hale geldi ve kolay bozulmayan ürünlere olan yüksek talep tedarik problemine yol açabilir. Buna karşılık, bu tür ürünleri satan işletmeler fiyatları sıkı bir arz-talep dengesinden yararlanarak artırabilir veya yüksek talep gören ürünleri diğer ihtiyaç dışı ürünlerle paketleyerek birlikte satışını yapabilir.

Rekabet Kurumu’nun yönetmeliklerine göre, kartel olarak sınıflandırılan rekabet hukuku ihlalleri Rekabet Kurulu’nun para cezasına ilişkin kararından önceki yıl ülke içinde elde edilen cironun %2 ve % 4’ü arasında bir oranda hesaplanan para cezasına tabidir. Potansiyel ihlal, kartel olarak değerlendirilemeyecek bir ihlal (hâkim durumda olan oyuncunun hâkim durumunu kötüye kullanması gibi) olsa bile para cezası Rekabet Kurulu’nun para cezasına ilişkin kararından önceki yıl ülke içinde elde edilen cironun %0.5 ve % 3’ü arasında bir oranda hesaplanır.

4.Otoriteler önündeki rekabet işlemlerinin gecikmesi

Coronavirüs’ün yayılmasını azaltmak için önleyici tedbirler uzaktan çalışmayı ve yüz yüze toplantıları sınırlamayı içermektedir ve yetkililer (Rekabet Kurumu dâhil), herhangi bir zamanda alınan önlemlerinin seviyesinin artması durumunda ulaşılabilir olmayabilir. Örneğin, Avrupa Komisyonu’nun Rekabet Genel Müdürlüğü, COVID-19 nedeniyle, pişmanlık başvuruları için sözlü prosedürün bir sonraki duyuruya kadar takip edilmeyeceğini duyurmuştur. Ayrıca, şirketleri mümkünse bir sonraki bildirime kadar önceden planladıkları birleşme bildirimlerini ertelemeye teşvik etmiştir. Ancak, bu bilgilendirme yazısının tarihi itibariyle, Rekabet Kurumu faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir ve kurum çalışanlarının, hükümet tarafından aksi kararlaştırılmadıkça uzaktan çalışma yapması beklenmemektedir.

Benzer içerikler