Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
09/06/2022

Değişimin Ayak Sesleri: E-Pazaryeri Platformları Sektör İncelemesi Ön Raporu Yayınlandı

Hukuk Bültenleri
Covid-19
Rekabet Hukuku
Genel

Yeni Gelişme

Bilişim teknolojilerinin ekonomideki rolü arttıkça ticari yapılar da değişmektedir, kanun koyucular ve otoriteler de ekonomideki süregelen dijitalleşmeye adapte olmanın gerekliliğinin net bir biçimde farkındadır. Rekabet Kurumu (“Kurum“) 7.05.2021 tarihinde e-pazaryeri platformları sektör incelemesi hakkındaki ön raporunu (“Rapor“) yayımlamıştır. Sektör incelemesi, 11.06.2020 tarihinde, Rekabet Kurulu’nun (“Kurul“) 20-28/353-M sayılı kararıyla e-ticaret sektörünün dinamiklerini kavrama, sektördeki olası rekabet sorunlarını tespit etme ve bunlarla mücadelede politika-regülasyon değişiklikleri gibi çözümleri belirleme amaçlarına istinaden başlatılmıştı.

Ne Anlama Geliyor?

İlgili Rapor, Kurum’un dijital pazarlara ve dijitalleşmenin kendisine ilişkin artan ilgisini gösterdiği ilk örnek değildir. Nitekim bu anlamda 2020 yılı, Kurul için yoğun bir yıl olarak ön plana çıktı. Kurul’un sunucu, bilgisayar, mobil cihazlar, bulut bilişim sistemlerindeki incelemelerinin ve adli bilişim gereçlerinin kullanımının açıklandığı Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz’u da 8.10.2020 tarihinde yürürlüğe girmişti. 2020 yılı ve öncesinde Google, Facebook, Booking.com, Yemeksepeti, Sahibinden ve Nadirkitap gibi teşebbüsler hakkında soruşturmalar yürütülmüş olup, Ocak 2020’de duyurulan Dijitalleşme ve Rekabet Politikası üzerindeki çalışmalar da hala sürdürülmektedir. Kurul tarafından ayrıca dijital ekonomiye ilişkin özel bir ekip oluşturulduğu da değerlendirildiğinde, dijital ekonomiye büyük önem atfedildiği, ve ilgili e-ticaret sektör incelemesinin de uzun vadeli bir hedefin parçası olduğu yorumunda bulunmak isabetli olacaktır.

İnceleme, Kurum’un başta AB olmak üzere küresel gelişmelere uyum sağlama hedefleri ile birlikte, Türkiye pazarının sektörel ihtiyaçlarına ilişkin bir anlayış geliştirme hedefinin bir parçası olarak görülmektedir. Bu sebeple Rapor’da farklı tarafların görüşlerine yer verilmiş; çevrimiçi pazaryeri platformlarından, üçüncü taraf satıcılardan bilgiler toplanmış; Avrupa Komisyonu ve OECD gibi kurumlardan örnekler sağlanmış; küresel kapsamda otoriteler tarafından verilen kararlara atıflarda bulunulmuştur. Kurum, özellikle kişisel veriler ve bunların potansiyel kullanım alanlarının önemini belirterek, rekabetçi bir ekosisteme ilişkin endişelerinin altını çizmiştir.

Rapor, 9.07.2021 tarihine kadar kamuoyu görüşlerine açık olup, paydaşlardan görüşlerini iletmeleri beklenmektedir.

Rapora İlişkin Tespitler

Rapor’a ilişkin tespit ve tavsiyelerin kısa bir özeti aşağıda dikkatinize sunulmaktadır:

  • Teorik Çerçeveye İlişkin Tespitler
    • E-pazaryerleri çok taraflı pazar niteliği taşımaktadır ve sahip oldukları yapı, ağ etkileri, ölçek, kaynak beslenmeleri, veri temelli işleyiş ve pazar şartları bakımından geleneksel pazarlardan ayrışmaktadır,
    • Yüksek giriş ve gelişme engelleri pazarın kendi kendini düzeltmesinin önüne geçmekte ve belirli teşebbüsler lehine bir biçimde “pazar içi” rekabeti kısa zamanda “pazar için” rekabete dönüştürerek “kazananın hepsini aldığı” bir tekelleşmeye yol açabilecektir,
    • Yapısal aksaklıklar, pazar gücü yaratmakta, platformlardaki satıcıları, ve en nihayetinde tüketicileri olumsuz etkileyen dışlayıcı faaliyetlere yol açabilmektedir.

 

  • Pazarın Mevcut Görünümüne İlişkin Tespitler
    • E ticaret, COVID-19 salgını ile birlikte yüksek bir ivme kazanmış ve pazar payı almak için için rekabet artmıştır.
    • Tüketicilerin gözünde e-pazaryeri platformları genel itibariyle fiziki mağazalardan ve markaların internet sitelerinden ayrı bir pazar teşkil etmektedir.
    • E-pazaryeri platformları arasındaki rekabet temel olarak aktif tüketici miktarına bağlı olup, tüketicilerin önyargıları ve ataletleri teşebbüsler bakımından geçiş maliyetlerini yükseltmekte ve nihayetinde pazardaki yoğunlaşma eğilimini artırmaktadır.
    • E-pazaryerlerinde genellikle pazaryeri ve üçüncü taraf satıcıları aynı platformda “rakip” hale getiren hibrit bir yapı bulunduğu görülmektedir. Bu durum aynı zamanda asimetrik bir pazarlık gücü oluşturarak, çoğu küçük ölçekli işletmelerden oluşan üçüncü taraf satıcılar bakımından rekabet hukuku endişeleri yaratmaktadır.

 

  • Platformlar arası rekabet bakımından temel endişeler
    • Ölçek ve ağ etkileri, geçit bekçisi niteliğindeki teşebbüsler lehine işleyerek güçlü ve dayanıklı pazar konumları oluşturmakta, mevcut ve potansiyel rakipler bakımından ise etkin bir ölçek temin etmeyi güçleştirmektedir.
    • Geniş en çok kayrılan müşteri (“EKM“) geçit bekçisi teşebbüsler tarafından uygulandıklarında komisyon oranlarını, fiyatları, pazara girişleri ve pazardaki büyümeyi olumsuz etkileyerek rekabete aykırı sonuçlar oluşturabilmektedir. Rekabeti kısıtlayıcı etkiler, ilgili koşulların perakende seviyesinde uygulanması halinde daha da artabilmektedir.
    • Dar EKM ve sözleşmesel münhasırlık koşullarının da geçit bekçisi teşebbüsler tarafından uygulandıklarında rekabet karşıtı etkilerinin görece daha fazla olacağı belirtilse de, her biri dosya bazında ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
    • Geçit bekçisi teşebbüslerin sahip olduğu satıcı ve tüketici verileri, ilgili teşebbüslere ciddi bir rekabetçi avantaj sağlayabilmektedir. Bu sebeple geçit bekçisi pazaryerlerinin tüketici ve satıcıların çoklu erişim imkanlarını kısıtlamamak adına veri taşınabilirliğini engellememesi gerekmektedir. (Veri taşınabilirliği üzerine yapılan bu vurgu, Kurul’un veri taşınabilirliğine istinaden sürdürdüğü Nadirkitap soruşturması ile birlikte değerlendirildiğinde önem arz etmektedir.)

 

  • Platform içi rekabet bakımından temel endişeler
    • Asimetrik pazarlık gücü, e-pazaryeri platformlarına üçüncü taraf satıcılar karşısında koşulları tek taraflı şekilde belirleme imkanı sağlamaktadır.
    • Geçit bekçisi teşebbüsler, aynı zamanda kendileriyle perakende düzeyinde rakip olan üçüncü taraf satıcılara karşı “kendini kayırma” ekseninde rekabet endişeleri yaratmaktadır. E-pazaryerleri “liste ve sıralamalarda kendi ürünlerine öncelik verme”, satıcı verilerini kullanarak kendi ürünlerinin satışında haksız avantaj elde erme”, “platformunun ilişkili hizmetlerinden faydalanan satıcılara, faydalanmayanlara oranla haksız avantaj sağlama” gibi davranışlardan kaçınmalıdır.
    • E-ticaret platformları içerisindeki bilgi asimetrisini önlemek adına “objektif”, “şeffaf”, “açık” ve “öngörülebilir” bir ortam ve platform davranışı sağlamak önem arz etmektedir.

 

  • Tüketiciler bakımından temel endişeler
    • Tüketiciler, pek çok platform kullanıcısında olduğu gibi, bir “ücretsiz hizmet yanılgısı” içerisindedir. Bu durum, tüketicilerin, verilerinin ne kadar kullanıldığı, potansiyel gizlilik ihlalleri gibi neticede kaliteyi de olumsuz etkileyecek hususların farkında olmayışından ileri gelmektedir.
    • Tüketicilerin listeleme, sıralama ve yorumlama uygulamaları gibi manipülasyona açık davranışlar ile zarar görme riskini en aza indirmek adına açık, şeffaf ve düzenlenebilir politikalar benimsenmelidir.
    • Yüksek yapısal giriş engelleri ve öldürücü devralmalar da ileride pazara yeni girişleri daha da sınırlayabilecektir.

Sonraki adımlar ve politika önerileri

Kurum’un önce raporunu nihai hale getirmesi ve ardından Rapor’da kısaca üç ana adımda sağlanan regülatif ve düzenleyici planların hazırlanmasına yönelik çalışmalarına başlaması beklenmektedir:

1. İkincil rekabet hukuku mevzuatının güncellenmesi

Kurum, e-pazaryeri platformları bakımından rekabet hukuku prensiplerinin muhafazakar ve sert bir şekilde uygulanması gerektiği görüşündedir. Kurum, ikincil mevzuatın online platformların EKM ve münhasırlık koşullarını ele alması, mevcut mevzuatın da bu çerçevede açık ve güçlü bir hale getirilmesi gerektiğini değerlendirmektedir. Özellikle online platformlar açısından grup muafiyeti pazar eşiklerinin de düşürülebileceğinin sinyalleri verilmektedir.

Kurum, ayrıca platformların sömürücü nitelikteki uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi kapsamında nasıl değerlendirileceğini de düzenlemeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede Kurul tarafından, ikincil mevzuatın aşırı veri toplanması ve haksız sözleşme şartları/haksız ticari uygulamaları gibi sömürücü davranışları da düzenlemesi gerektiği belirtilmektedir.

2. “Platform Davranış Kodu” düzenlenmesi

Kurum, ayrıca platformların asimetrik pazar güçlerinin maliyet ve faydanın hakça paylaşılmadığı çarpık bir ticari ortama yol açmasının önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu sebeple bir “Platform Davranış Kodu”nun, şeffaf, açık ve öngörülebilir bir ekosistemin temini için referans noktası alınması gerektiğini belirtmektedir.

Bu davranış kodunun, (i) üçüncü taraf satıcılara getirilen sömürücü sözleşmesel değişiklikleri, (ii) sözleşme koşul ve kriterlerindeki belirsizliği, (iii) veriye erişimdeki problemler gibi hususları ele alması hedeflenmektedir.

3. Geçit bekçisi düzenlemesi

Kurum, halihazırda geçit bekçisi teşebbüslerin ve bunların kaçınmakla yükümlü olduğu davranışların belirlenmesini hedefleyen dijital pazarlara ilişkin ayrı bir incelemenin yürütülmekte olduğunu belirtmektedir. Bu çalışmada e-pazaryeri platformları “çevrimiçi aracılık hizmetleri” altında değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede Kurum, geçit bekçisi e-pazaryeri platformlarının (i) geniş EKM koşulları getirmek, (ii) satıcıların pazaryeri ile yaşadıkları sorunlarla ilgili kamu otoriteleri ile iletişime geçmelerini kısıtlamak, (iii) satıcıların kamuya açık olmayan verilerini, satıcıların ürünleriyle rekabet etmek için kullanmak, (iv) kendi ürünlerine avantajlar sağlamak, ve (v) veri taşınabilirliğini engellemek gibi kaçınması gereken belirli davranışları listelemektedir.

Kurum ayrıca, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de yer verilen bildirim eşiklerinden bağımsız olarak, geçit bekçisi teşebbüslerin gerçekleştirdikleri tüm devralmalar hakkında Kurul’a bildirimde bulunması yönünde bir yükümlülük getirilmesini önermektedir.

Sonuç

Kurum bir kez daha dijital platformlara verdiği önemi ve AB uygulamaları ile paralel tutumunu gözler önüne sermiştir. Gerçekten de Kurum tarafından öne sürülen politika tavsiyeleri ve rekabetçi değerlendirmelerin çoğunun AB düzeyindeki değerlendirme ve tutumlarla benzerlik arz ettiği görülmektedir. Ayrıca Kurum, e-pazaryeri platformlarını da içerecek biçimde dijital ekonomi uygulamasındaki önceliklerin ve regülasyonların temelini oluşturmasını hedeflediği Dijitalleşme ve Rekabet Politikası Raporu çerçevesinde dijital ekonomiye ilişkin daha kapsamlı bir çalışma sürdürmektedir. Mevcut Rapor’da sergilenen tutum, ve özellikle geçit bekçisi terminolojisinin benimsenmiş olması, dijital ekonomiye ilişkin mevzuat çalışmalarının AB Dijital Pazarlar Yasası’nı da yakından takip edeceğinin sinyallerini vermektedir.

COVID-19 salgını ile ilgili hukuki düzenlemelerle ilgili bilgilere Esin Avukatlık Ortaklığı Coronavirüs Masası‘ndan ulaşabilirsiniz.