Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
14/09/2021 https://www.esin.av.tr/wp-content/themes/esin/images/esin.jpg

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldı

Hukuk Bültenleri
Gayrimenkul Hukuku
Genel

Yeni gelişme

28 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun“) ile 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldı. Kamuoyunda çokça tartışılan değişikliklere buradan ulaşabilirsiniz.

Ne değişecek?

Turizm hizmetleri yönetim birliklerinin kurulması

Kültür ve Turizm Bakanlığı (“Bakanlık“) tarafından uygun görülen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin korunması, geliştirilmesi, sosyal ve teknik altyapının gerçekleştirilmesi ve işletilmesi kapsamında özel sektör ile iş birliği sağlanması amacıyla turizm hizmetleri yönetim birlikleri kurulacaktır.

Turizm işletmelerinin belgelendirilmesi

Kanun ile gelen en önemli değişikliklerden biri, konaklama tesislerinin asgari standartlara sahip olması ve Bakanlığın denetimine alınması amaçlarıyla turizm işletmelerinin belgelendirilmesine ilişkindir.

Kanun’dan önce, turizm işletmesi belgesi alınması zorunlu değildi ve belge sahibi olmak yalnızca Turizmi Teşvik Kanunu’nda düzenlenen teşviklerden yararlanmanın bir ön koşulu olarak düzenlenmişti. Dolayısıyla sektörde faaliyet gösteren ve teşviklerden yararlanmayı düşünmeyen işletmeler, turizm işletme belgesi almaksızın faaliyetlerini sürdürmekteydi. Kanun ile birlikte konaklama tesisleri ile konaklama içermeyen müstakil plaj işletmelerinin turizm işletmesi belgesi alması zorunlu hale getirildi.

Yeni dönemde konaklama işletmeleri işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldıkları tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlık’tan turizm işletme belgesi almak zorunda olacaktır. Kanun yürürlüğe girmeden önce turizm işletmesi belgesi olmadan faaliyetlerini sürdüren konaklama tesisleri ise Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içerisinde basit konaklama turizm işletme belgesi alacaktır. Ancak basit konaklama turizm işletme belgeli tesisler turizm teşviklerinden ve turizm kredilerinden yararlanamayacak; bunun yanında alkollü içki satışı ve ruhsatlarına ilişkin Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile belirlenen mesafe kuralları ve kısıtlamalara tabi olacaktır.

Turizm işletmesi belgesi ve basit konaklama turizm işletme belgesini süresi içerisinde alamayan konaklama ve plaj işletmeleri faaliyette bulunamayacak ve işyeri açma ve çalışma ruhsatları Bakanlık tarafından yapılacak bildirim üzerine yetkili idare tarafından bir ay içinde iptal edilecektir.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinin belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı’nın yetkileri

Kanun ile birlikte, daha önceden de Cumhurbaşkanı yetkisinde olan kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin belirlenmesinde, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerine kamu yararı bulunması ve koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gibi sınırlamalar getirildi.

Kanun ile turizm merkezleri tanımı değiştirilerek yalnızca kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri dışındaki alanların turizm merkezi olarak belirlenebileceği düzenlendi. Buna ek olarak turizm merkezi olarak tespit ve ilan edilecek alanların (i) orman vasıflı olması durumunda kamu yararı bulunması ve (ii) Hazine taşınmazları ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescili mümkün yerlerden olması sınırlamaları getirildi.

Ayrıca, 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’da yer alan kredi faizlerinde Devlet yardımı, vergi indirim desteği ve bina inşaatlarında katma değer vergisi iadesi gibi istisna, muafiyet ve teşvikleri turizm merkezleri için de uygulanacaktır.

İmar planları ve özelleştirme programları

Bakanlık, Kanun’un yayımlanmasından önce de kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkiliydi. Kanun ile planların onaylanmasına ilişkin süreç detaylandırıldı. Buna göre, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan alanlara ilişkin her ölçekteki plan teklifleri Bakanlığa sunulacak, ve ancak Bakanlık tarafından uygun görülen planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilecektir. Böylece Bakanlık turizm bölgelerindeki yapılaşmayı doğrudan kontrol edebilecektir.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde, özelleştirme kapsam ve programına alma işlemlerinde öncelikle Bakanlığa bilgi verilecektir.

Kanun’un yürürlük tarihinden önce onaylanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na intikal ettirilmiş planlara ilişkin iş ve işlemler ise Bakanlığın görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sonuçlandırılacaktır.

Tahsisli orman alanları ve milli parklara ilişkin sözleşmelerin Bakanlığa devri

Kanun ile birlikte turizm sektöründeki prosedürleri yeknesak ve daha işlevsel hale getirme amacı doğrultusunda, turizmde kullanılacak alanların tahsisi Bakanlık yetkisinde toplanmıştır. Bu doğrultuda geçmişte Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tahsisi yapılmış olan alanlara ilişkin sözleşmelerin Bakanlığa devri düzenlendi. Buna göre devir için;

  • söz konusu tahsise ilişkin varsa açılan davalardan feragat edilmesi;
  • herhangi bir borcun bulunmaması; ve
  • bir yıl içerisinde Bakanlığa başvurulması şartları yerine getirilmelidir.

Başvuru sonrasında Bakanlık yeniden bedel ve tahsis koşulları belirleyecek ve ilgili işletme ile yeni bir sözleşme akdedilecektir. Süreç sonunda tüm tahsislerin Bakanlık kontrolüne alınması ve tek elden yönetilmesi sağlanacaktır. Devir ve uyarlamaya ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından yakın bir tarihte yayımlanması beklenmektedir.

Kamu taşınmazlarının tahsisi

Yeni dönemde kamu taşınmazlarını turizm faaliyetleri için yatırımcılara tahsisi yetkisi Bakanlık elinde toplanmıştır. Buna göre;

  • kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri
  • turizm merkezleri
  • bu bölge ve merkezlerin dışında olmakla birlikte denize kıyısı olan ilçelerde ve 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu gereğince tespit ve ilân edilen yerlerde, ilgili Bakanlıkça belirlenen ve üzerinde konaklama tesisi bulunan veya konaklama tesisi yapılması uygun görülen alanlar, ve
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından uygun görülen yat limanları için belirlenecek taşınmazlar yatırımcılara Bakanlık tarafından tahsis edilecektir.

Tahsisli alanların yatırımcılar tarafından üçüncü şahıslara kiralanması, işlettirilmesi ya da üst hakkının devri gibi konularla ilgili düzenlemelerin Bakanlık tarafından duyurulacak olan usul ve esaslar içerisinde belirlenmesi beklenmektedir.

Bilgi verme yükümlülüğü

Kanun ile getirilen önemli değişikliklerden biri de, (i) yatırım veya işletmelerin tümünün devredilmesi, kiraya veya işletmeciye verilmesi, (ii) şirket unvan ve ortaklık yapısının değiştirilmesi ile (iii) işletme türünün kısmen veya tamamen değiştirilmesi durumlarında Bakanlık’tan izin alma zorunluluğunun kaldırılmasıdır. Bakanlık’tan bu işlemlere ilişkin onay alınması yerine, Bakanlığa bilgi verilmesi yeterli olacaktır. Ancak tahsisli taşınmazlarla ilgili tahsis koşullarının ayrıca uygulanacağı ve genellikle bu koşullar arasında devir veya kira öncesi Bakanlık izni şartının bulunduğu unutulmamalıdır.

Bu değişikliğin yanı sıra, Bakanlık tarafından yapılacak istatistiki çalışmalar ve projelerde kullanılmak üzere, belgeli işletmeler, ülke turizminin göstergelerinin belirlenmesinde kullanılacak verileri Bakanlık tarafından belirlenecek sürelerde Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacaktır.

Son olarak, Bakanlık, göreviyle ilgili işlemlerin tebliği için gerçek ve tüzel kişilere elektronik tebligat adresi alma zorunluluğu getirmeye ve bu adresin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacaktır.

Sonuç

Kanun ile Bakanlığın etki alanı genişletilerek turizm sektöründeki idari işlerin ve denetimlerin daha hızlı ve etkin yürütülmesi için önemli düzenlemeler ve değişiklikler yürürlüğe girmiştir. Değişiklikler ile çeşitli bakanlıklar ve kurumlar arasındaki koordinasyonun daha kolay sağlanması ve uygulamadaki sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bu amaç doğrultusunda daha önce farklı bakanlıklara verilen yetki ve görevler Bakanlığa devredilmekte, böylece farklı bakanlıklar nezdinde çok sayıda işlem yapılması yerine Bakanlığın turizm işletmeleri için tek muhatap olması sağlanmaktadır.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren şirketler ve işletmeler, söz konusu Kanun kapsamında getirilen yükümlülüklerini yerine getirmek üzere gerekli adımları atmalı ve özellikle turizm işletme belgesi almak için gerekli başvuruları yapmalıdır.