Yeni Gelişmeler
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kesin Dönemine İlişkin Rehber Belgeler Yayımlandı.
Avrupa Komisyonu, 14 Ağustos 2026 tarihinde, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (“SKDM“) kesin döneme ilişkin izleme, raporlama, doğrulama ve ücretsiz tahsis kurallarının uygulanma esaslarını düzenleyen kapsamlı rehberler (“Rehberler“) yayımladı. Rehberler; SKDM’nin temel kavramları, Avrupa Birliği (AB) dışındaki tesis işletmecilerinin yükümlülükleri, gömülü emisyonların hesaplanmasına ilişkin metodolojiler ve sektöre özgü uygulama esasları hakkında ayrıntılı açıklamalar içermektedir.
Rehberler’e buradan (İngilizce), Ticaret Bakanlığı’nın ilgili duyurusuna ise buradan ulaşabilirsiniz.
Arka Plan
SKDM, 1 Ekim 2023 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında uygulanan raporlama odaklı geçiş döneminin ardından, 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülüklerin uygulanmaya başlandığı kesin döneme geçmiştir.
SKDM, çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde yer alan belirli malların Avrupa Birliği’ne ithalatında, söz konusu malların üretimi sırasında ortaya çıkan gömülü emisyonlar için AB Emisyon Ticaret Sistemi (“AB ETS“) kapsamında AB üreticilerinin katlandığı karbon maliyetine eşdeğer bir mali yükümlülük öngörmektedir.
Kesin dönemde AB ithalatçıları, ithal ettikleri malların gömülü emisyonlarına karşılık gelen SKDM sertifikalarını satın almak ve teslim etmekle yükümlü hale gelmiştir. Böylece SKDM, yalnızca bir raporlama ve veri toplama mekanizması olmaktan çıkarak doğrudan mali sonuç doğuran bir uyum yükümlülüğüne dönüşmüştür.
Bu doğrultuda, 2026 yılına ilişkin ilk yıllık SKDM beyanlarının en geç 30 Eylül 2027 tarihine kadar sunulması gerekecektir. Ayrıca yıllık net 50 tonun altında kalan ithalatlar bakımından belirli muafiyetler öngörülmüş olup AB ithalatçıları, yıl içerisinde belirli miktarda SKDM sertifikasını hesaplarında bulunduracaktır.
Ek olarak, Avrupa Komisyonu tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde sunulan ve henüz yasalaşmamış olan 2023/956 sayılı SKDM Tüzüğü’nün kapsamının ilave alt ürünleri de içerecek şekilde genişletilmesi ve yükümlülüklerden kaçınmayı önlemeye yönelik yeni tedbirlerin getirilmesini amaçlayan COM(2025) 989 final sayılı Teklif uyarınca, SKDM kapsamı, ilave alt ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilecek ve kaçınmaya karşı ek önlemler düzenlenecektir.
Mali açıdan, rehberler ayrıca üretim ülkesinde fiilen ödenen bir karbon fiyatının SKDM yükümlülüğünün azaltılmasında dikkate alınabileceğini teyit etmekte olup, bu husus 7552 sayılı İklim Kanunu ile kurulan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi bakımından Türk ihracatçıları açısından özel önem taşımaktadır.
SKDM kesin rejiminin mali boyutu ve Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi ile etkileşimi, ESG Bülteni’mizin Temmuz 2026 sayısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İlgili bültenimize buradan ulaşabilirsiniz.
Rehberler Ne Getiriyor?
Avrupa Komisyonu tarafından AB SKDM’nin kesin dönemine ilişkin uygulama kurallarını açıklamak amacıyla, dördü genel ve altısı sektörel nitelikte olmak üzere toplam on rehber belge yayımladı.
Rehberler; gömülü emisyonların hesaplanması, ücretsiz tahsis düzeltmesinin belirlenmesi, öncül girdilere ilişkin veri yönetimi, doğrulama süreçleri ve sektör bazında uygulanacak hesaplama yöntemleri gibi konularda detaylı uygulama açıklamaları ve örnek senaryolar içermektedir.
A. Genel Nitelikte Rehberler
Rehber Belge No. 1: SKDM Temel Kavramları
Rehber, SKDM’nin kesin döneminde uygulanacak temel kavramları ve mekanizmanın işleyişini açıklamaktadır. Rehber, SKDM kapsamındaki mallar, ilgili aktörler, gömülü emisyonlar, SKDM sertifikaları ve mali yükümlülüklerin hesaplanmasında kullanılan temel unsurlar bakımından ortak bir terminoloji ve çerçeve ortaya koymaktadır.
Rehber kapsamında öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir:
- SKDM yükümlülüğünün yalnızca ithal edilen malın gömülü emisyonlarına göre belirlenmediği; yükümlülük hesaplanırken AB ETS kapsamında uygulanan ücretsiz tahsislerin etkisinin ve üretim ülkesinde fiilen ödenmiş karbon fiyatlarının da dikkate alınacağı açıklanmaktadır. Böylece aynı emisyon miktarına sahip ürünler bakımından teslim edilmesi gereken SKDM sertifikası sayısı farklılaşabilecektir.
- AB dışındaki üreticilerin sisteme katılımı hukuken zorunlu olmamakla birlikte, üreticiler tarafından gerekli emisyon ve karbon fiyatı verilerinin sağlanmaması halinde AB ithalatçılarının varsayılan değerleri kullanmak zorunda kalabileceği belirtilmektedir.
- Rehber’de, SKDM yükümlülüğünün AB ETS kapsamındaki ücretsiz tahsislerin kaldırılmasıyla paralel şekilde aşamalı olarak uygulanacağı ve 2034 yılı itibarıyla gömülü emisyonların tamamının SKDM sertifikaları kapsamında değerlendirileceği hatırlatılmaktadır.
- Rehber, elektrik ve hidrojen hariç olmak üzere yıllık net 50 tonun altında kalan ithalatlar bakımından uygulanan de minimis muafiyeti ile belirli askeri amaçlı ithalatlar ve İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre kaynaklı belirli mallara ilişkin istisnaların kapsamını açıklığa kavuşturmaktadır.
- Üçüncü ülkelerde uygulanan karbon fiyatlandırma mekanizmalarının SKDM mali yükümlülüğünü azaltabilmesi için, söz konusu karbon fiyatının ilgili mal veya öncül girdiler bakımından fiilen ödenmiş olduğunun ve bunun uygun belgelerle doğrulanabildiğinin gösterilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Rehber Belge No. 2: AB Dışı Tesis İşletmecileri için SKDM Uygulamasına İlişkin Kısa Rehber
Rehber, AB dışındaki tesis işletmecilerinin kesin dönemde SKDM yükümlülüklerine esas teşkil edecek emisyon verilerini hazırlayabilmeleri amacıyla uygulanması gereken izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ilişkin uygulama esaslarını ortaya koymaktadır. Bu kapsamda öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir:
- AB dışındaki tesis işletmecilerinin, SKDM kapsamındaki mallar bakımından emisyonların izlenmesi, hesaplanması ve raporlanmasına yönelik oluşturacağı “izleme planı” bakımından yedi aşamalı bir metodoloji sunulmuştur.
- 1. Adım: Tesisin sınırları, üretim süreçleri ve üretim yolları belirlenmektedir. Aynı fonksiyonel birime sahip SKDM kapsamındaki mallar aynı üretim süreci altında gruplandırılmakta; izleme yükünün azaltılması amacıyla ise belirli CN kodlarının daha geniş üretim süreçleri altında birleştirilmesine izin verilmektedir.
- 2. Adım: Raporlama dönemi belirlenmektedir. Kesin dönemde emisyonların izlenmesine esas dönem kural olarak takvim yılıdır. Üretim tarihinin güvenilir şekilde belirlenebildiği durumlarda fiili üretim dönemi esas alınabilmekte, aksi halde emisyonlar kural olarak ithalatın gerçekleştiği takvim yılına atfedilmektedir. Elektrik ithalatında ise ithalat yılı raporlama dönemi olarak kabul edilmektedir.
- 3. Adım: İzlenmesi gereken veriler belirlenmektedir. Bu kapsamda doğrudan emisyonlar, ısı ve elektrik tüketimi, dolaylı emisyonlar, öncül girdiler ve ilgili ürünlere özgü ilave parametrelerin takip edilmesi öngörülmektedir.
- 4. Adım: Her veri kategorisi için uygun izleme yöntemi seçilmektedir. Veriler; ölçüm, mevcut kayıtlar, laboratuvar analizleri veya mevzuatta izin verilen durumlarda varsayılan değerler kullanılarak izlenebilmektedir.
- 5. Adım: Kesin dönemle birlikte, tesisin AB’de bulunması halinde yararlanabileceği ücretsiz tahsis miktarının hesaplanması gerekmekte olup, bu veri SKDM yükümlülüğünün hesaplanmasında dikkate alınan unsurlardan biri haline gelmiştir.
- 6. Adım: Üçüncü ülkede ödenen karbon fiyatının SKDM yükümlülüğünün azaltılmasında dikkate alınabilmesi için gerekli verilerin toplanması ve raporlanması gerekmektedir. Bu kapsamda işletmecilerin ilgili karbon fiyatına ilişkin bilgi ve belgeleri de izleme sistemine dahil etmesi öngörülmektedir.
- 7. Adım: Verilerin doğruluğunu ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla veri akışlarının, risk değerlendirmelerinin ve iç kontrol mekanizmalarının oluşturulması ve düzenli olarak güncellenmesi gerekmektedir.
- Gerçek emisyon ve ücretsiz tahsis verilerinin kullanılabilmesi için bu verilerin akredite bir doğrulayıcı tarafından doğrulanması gerekmektedir. Bu kapsamda tesis işletmecilerinin doğrulama sürecine esas teşkil edecek veri toplama ve iç kontrol mekanizmalarını oluşturması beklenmektedir.
- AB dışındaki tesis işletmecileri, verilerini birden fazla AB ithalatçısıyla paylaşabilmek amacıyla SKDM Sicili’nde (eng. CBAM Registry) yer alan üçüncü ülke tesis işletmecileri modülü (eng. Operators of Third Country Installations, O3CI) kaydolabilecektir.
- Rehber’de, AB ithalatçılarının yıllık SKDM beyanlarını hazırlayabilmesi için ihtiyaç duyacağı bilgilerin önemli ölçüde AB dışındaki üreticiler tarafından sağlanacağı vurgulanmakta; bu nedenle üreticiler ile AB’deki ithalatçılar arasında erken aşamada veri paylaşım mekanizmalarının oluşturulması tavsiye edilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Rehber Belge No. 3: Malların Gömülü Emisyonlarının Hesaplanmasına İlişkin SKDM Metodolojileri
Rehber, SKDM kapsamındaki malların gömülü emisyonlarının hesaplanmasına ilişkin metodolojiyi ayrıntılı şekilde açıklamakta ve kesin dönemde uygulanacak izleme, raporlama ve veri yönetimi süreçlerine ilişkin uygulama rehberi sunmaktadır. Bu doğrultuda öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir:
- Rehber’de, bir tesiste birden fazla üretim süreci veya ürün bulunması halinde emisyonların ilgili ürünler arasında nasıl dağıtılacağı açıklanmaktadır. Bu kapsamda; üretim süreçleri arasında kullanılan ısı akışları, elektrik tüketimi, atık gazlar ve öncül girdilerden kaynaklanan emisyonların hangi ürünlere ve hangi yöntemle tahsis edileceğine ilişkin örneklere yer verilmektedir.
- Birden fazla tesisten temin edilen aynı CN koduna sahip öncül girdiler bakımından, kural olarak ilgili öncül girdilerin gömülü emisyonlarının ağırlıklı ortalamasının kullanılması gerekmektedir. İşletmecinin belirli bir üretim sürecinde yalnızca belirli bir kaynaktan veya belirli kaynaklardan gelen öncül girdileri kullandığını kanıtlayabilmesi halinde ise ilgili üretim süreci bakımından ayrı hesaplama yapılabilecektir. Ayrıca, öncül girdilere ilişkin gerçek emisyon verilerinin kullanılabilmesi için, bu verilere ilgili öncül girdiyi üreten tesise ilişkin akredite doğrulayıcı tarafından hazırlanmış bir doğrulama raporunun eşlik etmesi gerekmektedir.
- İzleme Planı’nın asgari içeriği bakımından; tesis ve üretim süreçlerinin tanımı, CN kodu ve fonksiyonel birim bazında üretilen mallar, kullanılan izleme yöntemleri, emisyon kaynakları, öncül girdiler ve tedarikçileri, ısı ve elektrik akışları ile veri kalitesini sağlamaya yönelik kontrol mekanizmalarına yer verilmesi öngörülmektedir.
- Veri kalitesinin sağlanması amacıyla oluşturulacak kontrol sistemi bakımından, veri kaynaklarına ilişkin risk değerlendirmesi yapılması, bağımsız kontrol mekanizmalarının uygulanması, ölçüm ekipmanlarının düzenli kalibrasyonu, veri tutarsızlıklarının kayıt altına alınması ve düzeltici faaliyetlerin izlenmesine ilişkin uygulama örneklerine yer verilmektedir.
- Dolaylı emisyonların hesaplanması bakımından, bir üretim tesisinin birden fazla kaynaktan elektrik temin ettiği durumlarda kural olarak ilgili kaynakların emisyon faktörlerinin tüketim miktarlarıyla ağırlıklandırılarak ortalama bir emisyon faktörü hesaplanacağı açıklanmaktadır. Bununla birlikte, belirli bir üretim sürecinde yalnızca belirli bir elektrik kaynağının kullanıldığının kanıtlanabilmesi halinde, ilgili üretim süreci bakımından ayrı bir emisyon faktörü kullanılabilecektir.
- Gerçek emisyon verilerinin kullanılamadığı durumlarda varsayılan değerlerden yararlanılabilecek, ayrıca kompleks mallar bakımından bazı öncül girdiler için gerçek verilerin, diğer öncül girdiler için ise varsayılan değerlerin aynı hesaplama içerisinde birlikte kullanılabilmesine imkân tanınmaktadır.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Rehber Belge No. 4: Teslim Edilecek SKDM Sertifikası Sayısına İlişkin Ücretsiz Tahsis Düzeltmesinin Hesaplanması
Rehber, SKDM yükümlülüğünün hesaplanmasında dikkate alınacak ücretsiz tahsis düzeltmesinin nasıl belirleneceğini açıklamaktadır. Bu kapsamda öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir:
- Rehber’de, SKDM yükümlülüğünün belirlenmesinde yalnızca gömülü emisyonların değil, ilgili malın AB’de üretilmesi halinde yararlanabileceği ücretsiz tahsis miktarının da dikkate alındığı açıklanmaktadır. Bu yaklaşım ile AB ETS kapsamında ücretsiz tahsislerden yararlanan AB üreticileri ile SKDM kapsamındaki ithal ürünler arasında eşdeğer bir karbon maliyeti oluşturulmasının amaçlandığı belirtilmektedir.
- Basit mallar ve karmaşık mallar bakımından ücretsiz tahsis düzeltmesinin farklı şekilde hesaplandığı; basit mallarda ilgili SKDM referans değerleri esas alınırken karmaşık mallarda kullanılan öncül girdilerin ücretsiz tahsis paylarının da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
- Gerçek tesis verilerinin bulunmadığı durumlarda kullanılabilecek varsayılan referans değerlerinin hangi kriterlere göre belirleneceği açıklanmakta; ilgili referans değerlerinin malın CN koduna, üretim yoluna ve menşe bilgilerine göre tespit edileceği belirtilmektedir.
- Rehber’de, AB gümrük bölgesinde veya SKDM mevzuatı kapsamında muaf tutulan ülke ve bölgelerde üretilen öncül girdiler bakımından ücretsiz tahsis payının sıfır kabul edildiği; buna karşılık ilgili öncül girdilere ilişkin miktar bilgilerinin yine de raporlanması gerektiği açıklanmaktadır.
- Rehber’de ayrıca çimento, gübre, demir-çelik, alüminyum, hidrojen ve elektrik sektörlerine ilişkin uygulama örneklerine yer verilmekte; ücretsiz tahsis düzeltmesinin farklı sektörlerde nasıl hesaplanacağı ve hesaplamada kullanılan verilerin İşletmeci Emisyon Raporu (eng. Operator’s Emissions Report) içerisinde nasıl raporlanacağı gösterilmektedir.
- Ayrıca, sektörler arası düzeltme katsayısına (CSCF) ilişkin olarak rehberde yer verilen bazı değerlerin ön veri niteliğinde olduğu ve özellikle 2031 sonrası döneme ilişkin nihai katsayıların Avrupa Komisyonu tarafından ayrıca yayımlanacağı belirtilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
A. Sektörel Rehberler
Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan sektörel rehberler, SKDM kapsamındaki altı sektör olan çimento, hidrojen, gübre, demir-çelik, alüminyum ve elektrik bakımından üretim süreçlerinin, değer zincirlerinin ve gömülü emisyon hesaplama kurallarının nasıl uygulanacağını açıklamaktadır. Ayrıca her sektör için uygulama örnekleri içermektedir. Rehberlerde öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir:
Çimento
Gömülü emisyon hesaplamalarında klinker üretiminden kaynaklanan emisyonların belirleyici unsur olduğu ifade edilmektedir. Bu kapsamda yakıt yakılmasından kaynaklanan emisyonların yanı sıra karbonat içeren hammaddelerin ayrışması, alternatif hammaddeler ve katkı maddeleri ile çimento fırını tozlarından (CKD) kaynaklanan emisyonların da hesaplamaya dahil edilmesi gerekmektedir. Rehber’de ayrıca, üretim süreçleri arasında kullanılan ölçülebilir ısının ve belirli emisyon kontrol süreçlerinden kaynaklanan emisyonların gömülü emisyon hesaplamalarına nasıl yansıtılacağı örneklerle açıklanmaktadır.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Hidrojen
Hidrojenin üretim sürecinde kullanılan doğal gaz bazlı üretim, kömür gazlaştırması veya elektroliz gibi teknolojiler, gömülü emisyon hesaplamaları üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Bununla birlikte hidrojen, 2023/956 sayılı Tüzük’ün Ek II’sinde yalnızca doğrudan emisyonların dikkate alındığı bir ürün olarak sınıflandırıldığından, kesin dönemde dolaylı emisyonlar hidrojenin gömülü emisyon hesaplamasına dahil edilmemektedir. Bu çerçevede Rehber, hidrojen üretiminde kullanılan elektriğin kaynağının emisyon hesabına etkisini ortaya koymakta ve hidrojenin diğer SKDM kapsamındaki ürünlerin üretiminde öncül girdi olarak kullanılmasının sonuçlarını açıklamaktadır.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Gübre
Ürünlerin azot içeriğinin emisyon hesaplamalarında temel belirleyicilerden biri olduğu belirtilmektedir. Rehber’de amonyak, nitrik asit, üre ve karışık gübreler bakımından uygulanacak farklı hesaplama yöntemleri açıklanmakta; nitrik asit üretiminden kaynaklanan N₂O emisyonlarının dikkate alınması nedeniyle aynı miktarda ürün üreten tesisler arasında farklı emisyon sonuçları ortaya çıkabileceği gösterilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Demir ve Çelik
Özellikle yüksek fırın-temel oksijen fırını (BF-BOF) ve elektrik ark ocağı (EAF) gibi farklı üretim yollarının önemli ölçüde farklı emisyon sonuçları doğurabileceği gösterilmektedir. Ayrıca hurda kullanım oranının, atık gazların üretim süreçleri arasında tahsisinin ve öncül girdilerden kaynaklanan emisyonların nihai ürün hesaplamalarına etkisine ilişkin sektöre özgü örneklere yer verilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Alüminyum
Rehber ile birincil ve ikincil (geri dönüştürülmüş) alüminyum üretimi arasındaki emisyon farklılıkları ele alınmaktadır. Elektrik tüketimi ve perflorokarbon (PFC) emisyonlarının gömülü emisyon hesaplamalarında belirleyici rol oynadığı belirtilmekte; hurda kullanımının emisyon sonuçlarına etkisi uygulama örnekleriyle açıklanmaktadır.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Elektrik
Kural olarak ithal edilen elektrik için Avrupa Komisyonu tarafından belirlenen varsayılan emisyon faktörü esas alınmaktadır. Gerçek emisyon verilerinin kullanılması, yalnızca SKDM Tüzüğü’nün Ek IV’ünde öngörülen koşulların sağlandığı sınırlı hallerde mümkündür. Rehber’de, gerçek emisyon verilerinin kullanılabilmesi için aranacak ilave koşullar, elektrik kaynaklarına ilişkin emisyon faktörlerinin belirlenmesi ve elektrik ithalatına özgü hesaplama yöntemleri açıklanmaktadır. Özellikle doğrudan bağlantı, elektrik satın alma anlaşmaları (PPA) ve sayaç verilerine ilişkin ispat yükümlülüklerinin uygulanmasına yönelik örneklere yer verilmektedir.
Rehber’e buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
Sonuç
Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan rehber belgeler, SKDM’nin kesin dönemine ilişkin temel yükümlülükleri yeniden tanımlamaktan ziyade, mevcut mevzuatın uygulamada nasıl hayata geçirileceğine ilişkin açıklama ve örnekler sunmaktadır. Rehberler özellikle gömülü emisyonların hesaplanması, öncül girdilere ilişkin veri yönetimi, doğrulama süreçleri, ücretsiz tahsis düzeltmesinin belirlenmesi ve sektöre özgü metodolojilerin uygulanması bakımından yol göstericidir.
Bu kapsamda, SKDM kapsamındaki ürünleri AB pazarına ihraç eden üreticilerin ve bu ürünleri tedarik zincirlerinde kullanan şirketlerin; emisyon verilerinin toplanması, doğrulanması ve raporlanmasına ilişkin süreçlerini gözden geçirmesi, tedarikçilerden temin edilmesi gereken verileri belirlemesi ve özellikle 30 Eylül 2027 tarihinde sunulacak ilk yıllık SKDM beyanlarına hazırlık amacıyla gerekli iç kontrol ve veri yönetim mekanizmalarını oluşturması önem arz etmektedir. Ayrıca, SKDM kapsamının genişletilmesine ilişkin Avrupa Komisyonu teklifi gibi ilgili gelişmeler yakından takip edilmelidir.

