Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :

Ortak Avukat

Kıdemli Avukat

Kıdemli Avukat

Hukuk Bültenleri
https://www.esin.av.tr/wp-content/themes/esin/images/esin.jpg

Anayasa Mahkemesinden Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkına Dair Yeni Karar

Hukuk Bültenleri
Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon
Genel

            Bu bültenimizi podcast olarak da dinleyebilirsiniz!

 

Yeni Gelişme

Anayasa Mahkemesi’nin bir başvurucunun (“Başvurucu“) özel hayata saygı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlaline ilişkin 2019/20473 sayılı kararı, 18 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Anayasa Mahkemesi, soruşturma aşamasında yetkili makamın olayın aydınlatılmasına yönelik iddiaları etkili bir şekilde incelememesinden hareketle Başvurucu’nun kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Karara buradan ulaşabilirsiniz.

Başvuruya Konu İhlal

Başvurucu’ya ait evlilik öncesi sağlık raporları diğer eş tarafından hastane kayıtlarından alınmış ve söz konusu raporlar boşanma davasında kullanılmıştır. Başvurucu, eşinin doktor kimliğini kullanarak kayıtlara hukuka aykırı şekilde erişim sağladığını iddia etmiş ve eşinin kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve verilerin paylaşılması suçlarını işlediği iddiası ile şikayetçi olmuştur. Başsavcılık, eşlerin birinci dereceden yakın olduğu için birbirlerine ait kişisel bilgiler ve sağlık bilgilerine ulaşma hakkı olduğundan hareketle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu karara itiraz etmiş ve itirazı reddedilmiştir. Başvurucu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi başvuruyu Anayasa’nın 20. maddesi uyarınca kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı kapsamında incelemiştir. Anayasa Mahkemesi, devletin bireylerin temel hak ve özgürlüklerine üçüncü kişilerin keyfi müdahalelerini önlemek gibi pozitif yükümlülükleri bulunduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda devlet, kişisel verilerin korunması kapsamında verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve işlenmesini engelleyen tedbirler almalı ve hukuka aykırı olarak verileri işleyen ve ele geçiren kişilere karşı caydırıcı soruşturma ve kovuşturma yürütmelidir.

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başsavcılığın bağımsız, süratli, özenli ve etkili şekilde bir süreç yürütüp yürütmediğini değerlendirmiş ve başsavcılığın eşlerin birbirlerine ilişkin kişisel verilere erişme hakkı olduğu kabulü ile hareket ettiğine ve kapsamlı bir inceleme yapmadığına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi, Başvurucu’nun hastane kayıtlarının evlenmeden önceki tedavisine ilişkin olduğunu ve bunların açıklanması için açık rızasının bulunmadığını ortaya koymuştur. Buna rağmen başsavcılığın eşlerin birinci dereceden yakın olması sebebi ile sağlık verilerine ulaşma haklarının bulunduğu gerekçesi ile özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmediğine karar vermesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu değerlendirmiştir ve bu yaklaşımın ilgili kişileri olası müdahalelere karşı korumasız bıraktığını ifade etmiştir. İlaveten, yeterli inceleme yapılmadan yürütülen yargılamanın benzer müdahaleler yönünden caydırıcılık teşkil etmediğini ve temel haklar yönünden gerekli güvenceleri sağlamadığını belirtmiştir.

Yapılan değerlendirmeler ışığında, Anayasa Mahkemesi, eldeki olayda kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle, özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi kararında kişisel verilerin korunmasına ilişkin olarak devletin yeterli korumayı sağlayacak yasal düzenlemelerin etkili şekilde uygulanmasını sağlamakla yükümlü olduğuna değinmiştir. Bu kapsamda cezai soruşturmaların derinlikli incelemeler içermesi gerekmektedir.