Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
14/09/2021 https://www.esin.av.tr/wp-content/themes/esin/images/esin.jpg

Sürdürülebilirlik ve ESG Adına Yeni Bir Adım: Halka Açık Şirketler’in Sürdürebilirlik İlkeleri

Hukuk Bültenleri
Sermaye Piyasası Hukuku
Finansal Kurumlar

Yeni Gelişme

Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK“), halka açık ortaklıkların sürdürülebilirliği sağlamak adına somut adımlar atmalarını temin etmek amacıyla Kurumsal Yönetim Tebliği’nde (“Tebliğ”) değişikliğe (“Değişiklik“) gitti. Değişiklik, 2 Ekim 2020 tarih ve 31262 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. SPK aynı zamanda halka açık ortaklıkların bu kapsamda uyması beklenen ilkelerin yer aldığı ‘Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi’ni yayımladı.

Değişiklik Ne Anlama Geliyor?

Değişiklik uyarınca Tebliğ’in Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne tabi olan halka açık şirketler (“Ortaklıklar”) artık aynı zamanda Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi’nde belirtilen ilkelere de tabi olacak. Ortaklıkların bu ilkelere uyması her ne kadar gönüllülük esasına dayalı olacaksa da bu ilkelere uyulup uyulmadığının raporlanması zorunlu tutulacak. Ortaklıklar böylece (2020 yılı verilerini içerek şekilde) 2021 yılından itibaren “Uy veya Açıkla” prensibine uygun olarak faaliyet raporları kapsamında kamuya sürdürülebilirlik ilkelerine ne şekilde uydukları hakkında bilgi verecek, bu ilkelere uymamaları halinde ise bu durumun gerekçelerini açıklayacaklar. Dönem içinde bu konuda önemli değişikliklerin gerçekleşmesi halinde ise ara dönem faaliyet raporlarında yine bu değişikliklere yer verilmesi gerekecek.

SPK tarafından belirlenen sürdürülebilirlik ilkeleri Çevresel İlkeler, Sosyal İlkeler ve Kurumsal Yönetim İlkeleri olmak üzere üç temel alana dayanıyor. Bu kapsamda yönetim kurulu bu alanlarda öncelik verdiği konuları belirleyerek ortaklık politikalarını oluşturacak ve bunları kamuya açıklayacak. Ortaklıklar ayrıca bu alanlardaki politikaların yürütülmesinden sorumlu komiteleri/birimleri ve kısa ile uzun vadeli hedeflerini kamuyla paylaşacak. Ortaklıkların sürdürülebilirlik performansları yine faaliyet raporları kapsamında kamuya açıklanacak.

• Çevresel İlkeler: Ortaklıklar;

  • çevresel etkilerini azaltmak için kısa ve uzun vadeli hedefler belirleyecek ve bunları açıklayacak;
  • bu kapsamda çevresel etkilerini azaltmaya yönelik attıkları adımlar, yürüttükleri projeler ve girişimlerin sayısını ve bunların sağladığı çevresel fayda ve maliyet tasarruflarını kamuyla paylaşacak;
  • çevresel etkilerini dönemsel olarak karşılaştırabilir bir şekilde raporlayacak, değer zincirleri boyunca çevresel sorunları iş hedeflerine ve stratejilerine nasıl entegre ettiklerini açıklayacak;
  • yenilenebilir ve toplam enerji tüketim verilerini açıklayacak;
  • bu konulardan sorumlu en üst düzey kişiyi ve ilgili komiteleri de kamuyla paylaşacak.
  • Sosyal İlkeler: Ortaklıklar;
  • Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi ve uluslararası sürdürülebilirlik endekslerinde yer almak için somut çaba gösterecek;
  • sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini tüm paydaşların ihtiyaç ve önceliklerini dikkate alarak yürütecek, sosyal sorumluluk kapsamındaki çalışmalarını açıklayacak;
  • kişisel verilerin korunması ve veri güvenliği politikaları oluşturacak ve kamuya açıklayacak;
  • değer zinciri boyunca fırsat eşitliğine önem verecek, bu konuda alınan önlemleri açıklayacak;
  • insan ve çalışan haklarına tam olarak uyacaklarını taahhüt edecek, bu konuyla ilgili ortaklık içindeki rolleri ve sorumlulukları, çalışan sağlığı ve memnuniyeti için yapılan faaliyetleri düzenli olarak kamuyla paylaşacak.
  • Kurumsal Yönetim İlkeleri: Ortaklıklar;
  • kurumsal yönetim stratejilerini belirlerken sürdürülebilirlik konusunu ve faaliyetlerinin çevresel etkilerini de göz önünde bulunduracak;
  • sürdürülebilirlik alanındaki stratejilerini belirlerken menfaat sahiplerinin de görüşlerini alacak.

Sonuç

Değişiklik, gelişmiş ekonomilerde şirketler hukuku ve sermaye piyasası hukuku alanındaki en güncel tartışma konularından birisi olan Çevresel, Sosyal, Kurumsal Yönetim ilkelerini Türk mevzuatına kazandırıyor. Ortaklıklara getirilen yükümlülük şu an “Uy ya da Açıkla” prensibinden öteye gitmese de bu gelişme ülkemizde de Ortaklıklardan gittikçe tüm menfaat sahiplerini hesaba katan bir yönetim anlayışını benimsemelerinin beklendiğini ortaya koyuyor. Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin adaptasyonundaki, “Uy veya Açıkla” prensibinden, zamanla bazı ilkelerin zorunlu hale gelmesi ve uyumu zorunlu olan ilkelerin sayısının artması şeklindeki gelişim düşünüldüğünde, bu gelişmenin olumlu bir başlangıç adımı olduğunu ve zamanla önemli prensiplere uyumun zorunlu hale geleceğini öngörüp umutlu olmak gerekiyor.