Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :

Kıdemli Ortak Avukat

Kıdemli Avukat

Hukuk Bültenleri

12. Yargı Paketi Resmi Gazete’de Yayımlandı

Hukuk Bültenleri
Uyuşmazlık Çözümü
Genel

12. Yargı Paketi Olarak Adlandırılan 7589 sayılı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de Yayımlandı!

Yeni Gelişme

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“12. Yargı Paketi”) ile çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. 12. Yargı Paketi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

12. Yargı Paketi kapsamında pek çok kanunda değişiklik yapılmış olup bu Hukuk Bülteni’nde söz konusu değişikliklerden öne çıkan bazılarına özet olarak yer verilmiştir.

Aşağıda ele alınan değişikliklerden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 149. maddesinde yapılan değişiklikler, yayım tarihinden itibaren üç ay sonra, diğer değişiklikler ise yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile HMK’da önemli değişiklikler yapılmıştır.

Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Davaya İlişkin Değişiklikler

12. Yargı Paketi’nde HMK ile ilgili, HMK’nın 107. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı düzenlenerek, 2011’den beridir Türk hukukunda yer alan belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. Anılan düzenleme uyarınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla belirsiz alacak davası açılması mümkün olmayacaktır. Yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda ise belirsiz alacak davasına ilişkin hükümler kaldırılmadan önceki halleriyle uygulanmaya devam edecektir.

Bu düzenlemeye paralel olarak, HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine yapılan eklemeyle, kısmi davalarda talebin bir kereye mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılması imkânı getirilmiştir. Bu durumda artırılan kısım yönünden de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.

Duruşmalara İlişkin Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile HMK’nın 147. maddesinde yapılan değişiklikle, duruşmalar arasında kural olarak en fazla üç aylık bir süre bulunabileceği düzenlenmiştir. Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâller bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Buna göre, hâkimin gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle daha uzun bir süre tayin ettiği zorunlu hâller hariç olmak üzere, duruşmalar arasındaki süre üç ayı aşamayacaktır.

12. Yargı Paketi’nde, ayrıca, e-duruşmaya katılanlar hakkında; ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma halleri hariç olmak üzere elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlemesi getirilmiştir. Böylelikle, ön inceleme duruşmalarına da e-duruşma yoluyla katılınması mümkün kılınmıştır. Bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

Davaların Birleştirilmesine İlişkin Değişiklik

12. Yargı Paketi ile getirilen bir diğer önemli değişiklik, davaların birleştirilmesine ilişkindir. Düzenleme öncesinde, ilk davanın görüldüğü mahkeme, ikinci davanın açıldığı mahkeme tarafından verilen birleştirme kararıyla doğrudan bağlı bulunmaktaydı. Ancak HMK’nın 166. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, ilk davanın görüldüğü mahkeme, birleştirme kararıyla ancak bu kararın kesinleşmesinden sonra bağlı olacaktır.

Ek olarak, önceden ilk derece mahkemelerinin birleştirme ve ayırma hususundaki kararlarına karşı ancak hüküm ile birlikte istinaf yoluna başvurulabilirken; HMK’nın 168. maddesinde yapılan değişiklikle, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden ilk derece mahkemelerince verilen birleştirme kararlarına karşı istinaf yoluna başvurma imkânı getirilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen ayırma kararları ve bölge adliye mahkemesi tarafından verilen birleştirme ve ayırma kararları ile ilgili olarak ise hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilmesine ilişkin düzenleme korunmuştur.

Temyiz Para Sınırına İlişkin Değişiklik

12. Yargı Paketi ile bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizine ilişkin yeni parasal ölçütler getirilmiştir. HMK’nın 362. maddesine getirilen düzenleme ile, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın, kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla HMK’nın 341/2. maddesinde istinaf için düzenlenen parasal sınırın (2026 yılı için 50.000 TL) üzerinde olması halinde temyiz edilebilmesi mümkün kılınmıştır.

İlaveten, 12. Yargı Paketi ile bölge adliye mahkemelerinin yeniden esas hakkında verdiği bazı kararlara karşı temyiz imkânı daraltılmıştır. Buna göre, temyiz sınırının altında kalan uyuşmazlıklarda, bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf için düzenlenen parasal sınırını aşmaması veya kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olması hâllerinde temyiz yoluna başvurulamayacaktır.
Türk Ceza Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) dolandırıcılık suçlarına iştirak bakımından verilecek ceza yönünden özel bir indirim düzenlemesi getirilmiştir.

TCK’nın 158. maddesine eklenen fıkra uyarınca, TCK’nın 157. ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaba erişim için zorunlu bilgilerin veya araçların başkasına verilmesi fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Bu düzenlemeye ek olarak, 12. Yargı Paketi’nde yer alan Geçici Madde 1 uyarınca, bu düzenlemenin uygulanabileceği dosyalar bakımından kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi; infaz aşamasında bulunan belirli hükümlüler bakımından ise mağdurun zararının altı ay içinde tamamen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi öngörülmüştür.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden bazıları aşağıda özetlenmektedir:

  • Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2025 tarihli ve 2024/98 E. 2025/149 K. sayılı kararı ile CMK’nın “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 5-14. fıkralarının iptaline karar verilmiş; bu iptal hükmünün 30 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Ancak iptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 231. maddenin 5-14. fıkraları 12. Yargı Paketi ile tekrar düzenlenmiştir. Bu kapsamda 5-13. fıkralar lafzen korunurken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
  • CMK’nın 247. maddesinde yapılan değişiklikle, kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde ise kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.

Türk Borçlar Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 55. maddesine yapılan eklemelerle, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıç tarihinin, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği dönem için haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarih, bilinmediği dönem içinse karar tarihi esas alınarak belirlenmesi öngörülmüş; ayrıca tahkikat aşamasından önce ifa amacıyla yapılan ödemelerin tazminattan oransal olarak mahsup edilmesine ilişkin kurallar getirilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (“İİK”) elektronik açık artırma usulü ve ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin önemli değişiklikler yapılmıştır.

İİK’nın 114. maddesinin 2. ve 7. fıkrasında yapılan değişikliklerle, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde, yapılacak birinci artırmanın yalnızca malik sıfatını taşıyan mirasçılar arasında yapılacağı düzenlenmiştir. Bu özel artırma usulü yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak; bu durumda ilk artırmada tekliflerin muhammen kıymetin yüzde yüzünü, ikinci artırmada ise genel esaslara paralel şekilde muhammen kıymetin yüzde ellisini ve ilgili masrafları karşılaması gerekecektir.

Ayrıca, artırmaya katılmak isteyen satış talep eden alacaklının, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurması hâlinde, alacağının teminatı karşıladığı miktar bakımından teminat göstermeyeceği; açık artırmalarda Hazinenin ise teminat göstermekten muaf olduğu hükme bağlanmıştır. 12. Yargı Paketi’nde, ihale bedelinin ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırımlara ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır.

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da Değişiklik

12. Yargı Paketi ile getirilen bir diğer önemli değişiklik, kanuni faiz oranının belirlenmesine ilişkindir. Düzenleme uyarınca, TBK ve TTK kapsamında faiz ödenmesi gereken hâllerde uygulanacak yıllık faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiştir. Ayrıca, söz konusu reeskont oranının yıl içinde beş puan veya daha fazla değişmesi hâlinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran itibarıyla belirlenen oran esas alınacaktır.

Hakimler ve Savcılar Kanunu

12. Yargı Paketi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 63/2. maddesine eklenen bent ile hakim ve savcıların mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurması halinde bu kişilere uyarma cezası verileceği düzenlenmiştir.

Sonuç

  1. Yargı Paketi ile pek çok kanunda önemli değişiklikler yapılmış; uygulamada tereddütlere ve tartışmalara yol açan bazı hususlar açıklığa kavuşturulurken, yargılama süreçlerinin daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesini amaçlayan yeni düzenlemeler de hayata geçirilmiştir. Özellikle hukuk, idari yargı ve ceza yargılamalarına ilişkin usul kurallarında yapılan değişiklikler ile kanun yollarına ilişkin yeni düzenlemelerin uygulamada önemli sonuçlar doğurması beklenmektedir.
Benzer içerikler