Yeni Gelişmeler
Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik ekonomik program hedefleri doğrultusunda hazırlanan ve vergi mevzuatında önemli ve kapsamlı değişiklikler öngören 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun“), Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildi. Kanun’un kısa süre içerisinde Resmî Gazete’de yayımı beklenmektedir.
Kanun; nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin düzenlemeler, imalatçı kurumlar için kurumlar vergisi oranında indirim, yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnaları, transit ticaret kazançlarına yönelik teşvikin genişletilmesi, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik hükümler ile çalışanlara pay senedi verilmesi suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin ücret istisnası gibi çeşitli konularda düzenlemeler içermektedir.
Bu bültenimizde, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin önemli değişiklikler özetlenmiş olup; aynı Kanun kapsamında yer alan yeni varlık barışına ilişkin bültenimize de buradan ulaşabilirsiniz.
Kanun ile Getirilen Önemli Düzenlemeler Neler?
Nitelikli Hizmet Merkezi Rejimi
Kanun ile, çok uluslu şirket gruplarının bölgesel yönetim, koordinasyon ve destek faaliyetlerini Türkiye üzerinden yürütmesini teşvik etmeye yönelik yeni bir “Nitelikli Hizmet Merkezi” (“NHM”) rejimi öngörüldü.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen Ek Madde 1 kapsamında NHM; en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirketlere veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak amacıyla kurulan ve yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili taraflardan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlandı.
Düzenleme kapsamında NHM’ler tarafından sunulabilecek hizmetler arasında finansal danışmanlık, hazine ve fonlama faaliyetleri, raporlama, denetim, hukuk danışmanlığı (uluslararası sözleşme yönetimi, global mevzuata uyum ve grup içi hukuki koordinasyon gibi yurt dışı ilişkili şirketlere yönelik faaliyetler), insan kaynakları, marka yönetimi ve teknoloji/dijital dönüşüm hizmetleri gibi grup içi destek ve koordinasyon faaliyetlerinin yanı sıra satış sonrası destek, AR-GE, dış tedarik, ürün test ve laboratuvar hizmetlerine ilişkin operasyonel koordinasyon faaliyetleri de yer alıyor.
Yeni rejim kapsamında NHM’lere önemli vergisel teşvikler sağlanmaktadır:
- NHM faaliyetleri kapsamında münhasıran yurt dışından elde edilen kazançların %95’i (İstanbul Finans Merkezi’nde (“İFM”) faaliyet gösteren NHM’ler ile Cumhurbaşkanınca uygun bulunan belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100’ü), ilgili kazancın kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla kurum kazancından indirilebilecektir. Söz konusu indirim, NHM’nin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi boyunca uygulanacaktır. Ayrıca anılan indirim, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında matrahtan indirilebilecektir.
- Nitelikli hizmet personeline ödenen ücretlerin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu sınır, İFM’de faaliyet gösteren NHM’ler ile Cumhurbaşkanınca uygun bulunan belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından beş kat olarak uygulanacaktır.
Kanun ayrıca, İFM’de faaliyet gösteren NHM’ler bakımından mevcut İFM teşvik rejiminde de çeşitli uyumlaştırıcı değişiklikler öngörmektedir.
Kurumlar vergisi indirimine ilişkin düzenlemeler, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait (özel hesap dönemine tabi kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine ait) kurum kazançları için 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerde geçerli olmak üzere yayımı tarihinde; ücret istisnasına ilişkin düzenlemeler ise yine yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
İmalatçılar için Kurumlar Vergisi Oran İndirimi
Kanun ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlarına halihazırda 1 puan indirimli olarak uygulanan kurumlar vergisi oranı (%24) %12,5 olarak belirlenmiştir. Ancak bu indirimli orandan yararlanan kazançlar için Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki ihracat kazancına ilişkin 5 puanlık indirimden ayrıca yararlanılması mümkün olmayacak.
Düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecek.
Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlara İlişkin Gelir Vergisi İstisnası
Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi uyarınca Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.
Anılan düzenleme uyarınca;
- Gerçek kişilerin anılan istisna kapsamına girmeden önce Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanılmasına engel teşkil etmeyecek.
- İstisna kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.
- İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz. Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.
- İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.
Ayrıca, anılan istisnayla bağlantılı olarak, veraset vergilendirmesinde de önemli bir kolaylık getirilmiş olup; buna göre istisnadan yararlanan kişilerin yirmi yıllık istisna süresi içinde vefat etmesi halinde, veraset yoluyla intikal eden mallar bakımından %1 şeklinde sabit oranda vergi uygulanacaktır.
Düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecek.
Transit Ticaret Kazançlarına Yönelik Teşvikin Genişletilmesi
Kanun öncesinde yalnızca İFM’de faaliyet gösteren kurumlara tanınan ve transit ticaret ve yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satım faaliyetlerinden elde edilen kazançların %50’sinin kurum kazancından indirilebilmesine imkân veren teşviğin kapsamı Kanun ile önemli ölçüde genişletildi.
Bu kapsamda, Kanun ile yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançlarda indirim oranı %95’e çıkarıldı. İFM’de faaliyet gösteren kurumlar ile Cumhurbaşkanınca uygun görülen belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından ise bu oran %100 olarak uygulanacak.Ayrıca anılan indirimin, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında matrahtan indirilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
İndirimden yararlanılabilmesi için;
- malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılması,
- satıcı ve alıcının Türkiye’de bulunmaması,
- kazancın ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi
gerekmektedir.
Söz konusu değişiklikler, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançları için 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden geçerli olmak üzere Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecek.
İFM’ye İlişkin Diğer Önemli Değişiklikler
Yukarıda özetlendiği gibi, transit ticaret kazançları ile NHM faaliyetlerinden elde edilen yurt dışı kaynaklı kazançlara ilişkin kurumlar vergisi indirimlerinde, İFM’de faaliyet gösteren kurumlar bakımından daha avantajlı oranlar öngörülmüştür. Buna göre, genel uygulamada %95 olarak belirlenen kazanç indirimi oranı, İFM katılımcıları bakımından %100 olarak uygulanacaktır.
Ayrıca, NHM’lerde çalışan nitelikli hizmet personeline yönelik gelir vergisi istisnası bakımından da İFM lehine daha yüksek bir teşvik seviyesi benimsenerek ücret istisnasının üst sınırı İFM’de faaliyet gösteren NHM’ler için brüt asgari ücretin beş katı olarak belirlenmiştir.
Bunlara ek olarak;
- İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracı faaliyetlerinden elde edilen kazançlara %75 olarak uygulanan kurumlar vergisi oranı %100’e çıkarılmış ve vergisi indiriminin süresi 31 Aralık 2047 tarihine kadar uzatılmıştır. Ayrıca anılan indirimin, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kazançlar için 1 Temmuz 2026 tarihinden verilmesi gereken beyannamelerde geçerli olmak üzere, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında matrahtan indirilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
- Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken finansal faaliyet harçlarına ilişkin muafiyetin süresi ise beş yıldan yirmi yıla çıkarılmıştır.
- Ayrıca, İFM’de çalışan personele yönelik mevcut gelir vergisi istisnasının kapsamı genişletilerek daha önce yalnızca katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar bakımından geçerli olan uygulama tüm İFM katılımcılarını kapsayacak şekilde revize edilmiştir.
Söz konusu diğer değişiklikler, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecek.
Teknogirişim Şirketlerinde Çalışan Pay Edinimine Yönelik Vergi Teşviklerinin Genişletilmesi
Kanun ile, teknogirişim şirketlerinde çalışanlara sağlanan pay bazlı teşviklerin kapsamı genişletilerek çalışan pay sahipliğinin teşvik edilmesine yönelik önemli değişiklikler yapılmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinde yapılan değişiklik kapsamında, teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenler tarafından çalışanlara bedelsiz veya indirimli olarak sağlanan ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasının üst sınırı artırılmıştır. Buna göre, daha önce çalışanın ilgili yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarı ile sınırlı olan istisna, iki yıllık brüt ücret tutarına yükseltilmiştir.
Düzenleme ile ayrıca, payların elde tutulma süresine bağlı olarak uygulanan geri alma mekanizması (“claw-back”) çalışan lehine önemli ölçüde yumuşatılmıştır. Mevcut uygulamada tam istisnadan yararlanılabilmesi için payların en az 12 yıl elde tutulması gerekirken, yeni düzenleme ile bu süre 6 yıla indirilmiştir.
Yeni rejim kapsamında:
- payların iktisap tarihinden itibaren iki yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı,
- iki ila dört yıl arasında elden çıkarılması halinde %75’i,
- dört ila altı yıl arasında elden çıkarılması halinde ise %25’i,
vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Payların altı yıldan uzun süre elde tutulması halinde ise istisnadan tam olarak yararlanılabilecektir. Düzenleme Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Sonuç
Kanun ile getirilen düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türkiye’nin uluslararası yatırım, finans, teknoloji ve hizmet ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye yönelik daha geniş ölçekli bir ekonomik politika yaklaşımının benimsendiği görülmektedir. Özellikle Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi, transit ticaret teşvikleri, İstanbul Finans Merkezi’ne sağlanan ilave avantajlar ve yurt dışı kaynaklı gelirler için getirilen yeni istisnalar birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin bölgesel yönetim, finansman, tedarik zinciri ve yüksek katma değerli hizmet faaliyetleri bakımından daha rekabetçi bir merkez olarak konumlandırılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Yeni düzenlemelerin özellikle çok uluslu şirketlerin grup yapılanmaları, hizmet modelleri, finansman akışları ve çalışan teşvik planları bakımından önemli etkiler doğurması beklenmektedir.

