Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri

Danıştay’ın Sahibinden Kararı: Kişisel Cihazdaki Veri Silme Fiili Tek Başına Yerinde İncelemenin Engellenmesi Cezasına Dayanak Oluşturmaz

Hukuk Bültenleri
Rekabet Hukuku
Genel

Yeni Gelişme

Danıştay 13. Dairesi (“Danıştay”), 13 Ocak 2026 tarihli ve E. 2023/2772, K. 2026/36 sayılı kararıyla (“Danıştay Kararı” veya “Karar“), Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’ye (“Sahibinden“) yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılması gerekçesiyle verilen idari para cezasının iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarını onamıştır. Danıştay Kararı, kişisel bir cihazda bulunan verilerin veya iletişim kayıtlarının sırf inceleme sırasında silinmiş olmasının tek başına yerinde incelemenin engellendiği sonucuna ulaşmak için yeterli olmayabileceğini; öncelikle söz konusu içeriğin Rekabet Kurumu’nun (“Kurum“) inceleme yetkisi kapsamındaki “teşebbüse ait veri” niteliğinde olduğunun somut biçimde ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.

Danıştay Kararı, bir yandan yerinde incelemenin etkinliğini ve yerinde incelemenin engellenmesine zorlaştırılmasına ilişkin yaptırımın yaptırımının önemini teyit ederken, diğer yandan kişisel cihazlarda bulunan verilerin otomatik olarak Kurumun inceleme yetkisi kapsamına girmediğini ve yaptırım uygulanabilmesi için silinen veya erişilemeyen içeriğin “teşebbüse ait dijital veri” niteliğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır.

Danıştay Kararına Konu Rekabet Kurulu Kararı

Rekabet Kurulu’nun (“Kurul“) 1 Nisan 2021 tarihli kararıyla işgücü piyasasına yönelik centilmenlik anlaşmalarına ilişkin olarak başlatılan ve Sahibinden’in de aralarında bulunduğu birtakım teşebbüsler hakkında açılan soruşturma kapsamında, 9 Nisan 2021 tarihinde Sahibinden’in ofisinde yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Yerinde inceleme sırasında, bir çalışanın kullanımında bulunan belirli WhatsApp gruplarındaki yazışmaların yerinde inceleme başladıktan sonra silindiği tespit edilmiştir. Ayrıca Kurul, aynı gruba ait yazışmaların başka bir teşebbüsün çalışanlarının cihazlarında bulunduğunu ve bu durumun söz konusu yazışmaların inceleme başladıktan sonra silindiğini doğruladığını değerlendirmiştir. Kurul, söz konusu silme işleminin yerinde inceleme sırasında elde edilmesi mümkün olabilecek delil ve bulgulara erişimi zorlaştırdığı veya engellediği sonucuna ulaşmıştır. Bu değerlendirme doğrultusunda Kurul, 27 Mayıs 2021 tarih ve 21-27/354-174 sayılı kararıyla (“Kurul Kararı”) Sahibinden’in yerinde incelemeyi engellediği ve zorlaştırdığı sonucuna ulaşmış; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca teşebbüs hakkında idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Kurul Kararı’nın temelinde, yerinde inceleme başladıktan sonra gerçekleştirilen veri silme fiilinin, yerinde incelemenin etkinliğini doğrudan etkileyen ve bu nedenle yaptırıma konu olabilecek bir davranış olduğu yaklaşımı yer almaktadır. Kurul, teknik incelemeler, adli bilişim bulguları ve Kurum Bilişim Teknolojileri Dairesi Başkanlığı’ndan alınan teknik görüşler doğrultusunda, ilgili WhatsApp gruplarındaki yazışmaların yerinde inceleme başladıktan sonra silindiği sonucuna ulaşmıştır. Bu kapsamda Kurul, inceleme başladıktan sonra gerçekleştirilen silme işleminin yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması sonucunu doğuran bir müdahale niteliği taşıdığını kabul etmiştir.

Kurul Kararı’nda yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması yaptırımının uygulanabilmesi bakımından esas ağırlığın veri silme fiiline ve bu fiilin yerinde incelemenin etkinliği üzerindeki etkisine verilmiş olmasıdır. Bu çerçevede Kurul, inceleme başladıktan sonra gerçekleştirilen veri silme işleminin, yerinde inceleme sonucunda elde edilmesi olası delil ve bulgulara erişimi zorlaştırdığı ve engellediği sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle Kurul, geçmiş kararlarıyla uyumlu olarak, ilgili WhatsApp gruplarındaki yazışmaların silinmesini nedeniyle yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılmasına yönelik idari para cezasını uygulamıştır.

İdari Yargı Aşaması

Sahibinden tarafından Kurul Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan dava kapsamında Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin (“İlk Derece Mahkemesi”) 28 Eylül 2022 tarihli ve E.2022/254, K.2022/1882 sayılı kararında yerinde inceleme yetkisinin rekabet hukukunun uygulanması bakımından taşıdığı önem vurgulanmış; Rekabet Kurumu uzmanları tarafından yerinde incelemeye başlanılmasının ardından teşebbüslerin delil karartmaya yönelik davranışlardan kaçınması gerektiği kabul edilmiştir. Bununla birlikte İlk Derece Mahkemesi, idari yaptırım uygulanabilmesi için yaptırıma dayanak teşkil eden eylemin tüm unsurlarıyla somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, diğer hususların yanı sıra, veri silindiği tespit edilen telefonun kişisel nitelikte olduğunu ve söz konusu yazışmaların şirket işlerine ilişkin hususlar içermediğini dikkate almıştır. Bu kapsamda, İlk Derece Mahkemesi söz konusu eylemin idari para cezasına dayanak oluşturabilecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi (“BİM”) 8. İdari Dava Dairesi de 25 Mayıs 2023 tarihli ve E.2022/1717, K.2023/765 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onamıştır.
Danıştay’ın Kişisel Cihazlar ve “Teşebbüse Ait Veri” Kriterine İlişkin Değerlendirmesi

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulmuş ve uyuşmazlık Danıştay 13. Dairesi önüne taşınmıştır. Danıştay da BİM kararını onamış ve idari para cezasının iptaline ilişkin idari yargı kararı kesinleştirmiştir.

Danıştay’a göre, doğası gereği yerinde incelemelerin habersiz, ansızın, süratli ve kesintisiz şekilde yürütülmesi gerekmekte olup, 4054 sayılı Kanun’da yer alan yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması yaptırımı da soruşturma sürecinin etkinliğini korumayı amaçlayan bir mekanizma işlevi görmektedir. Bu kapsamda Danıştay, yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması yaptırımının soruşturma sürecinde ortaya çıkabilecek aksaklıklara karşı koruyucu bir işlev üstlendiğini açıkça belirtmiştir.

Bununla birlikte Danıştay, Kurum’un yerinde inceleme yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. Danıştay Kararı’nda özellikle, kişisel cihazlarda yapılan incelemelerin özel hayatın gizliliği alanına da temas etmesi nedeniyle bu incelemelerin daha hassas şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu kapsamda Danıştay, Kurum’un kişisel cihazlar üzerinde gerçekleştirdiği incelemelerde belirli yükümlülüklere tabi olduğunu ve hızlı gözden geçirme sonucunda incelenen verilerin neden “teşebbüse ait dijital veri” niteliği taşıdığını somut biçimde ortaya koymasının önem taşıdığını belirtmiştir.

Danıştay’ın değerlendirmesinde öne çıkan husus, uyuşmazlığın veri silme fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında değil, silinen içeriklerin Kurum’un inceleme yetkisi kapsamında bulunan “teşebbüse ait dijital veri” niteliğini taşıyıp taşımadığı noktasında yoğunlaşmasıdır. Nitekim Danıştay, dosyada yer alan teknik bulguların veri silme fiilinin gerçekleştiğine işaret ettiğini tartışma konusu yapmamış; buna karşılık, silinen yazışmaların bulunduğu WhatsApp gruplarının “teşebbüse ait veri” içerdiğinin Kurum tarafından yeterli açıklıkla ortaya konulup konulmadığını incelemiştir.

Somut olay bakımından Danıştay, her ne kadar silinen yazışmaların bulunduğu WhatsApp grubuna başka bir çalışanın cihazından erişilebilmiş olsa da, ilgili grubun teşebbüse ait veri içerip içermediğinin somut biçimde ortaya konulamadığını değerlendirmiştir. Danıştay ayrıca dosya kapsamındaki mevcut yazışmaların incelenmesi sonucunda, söz konusu içeriklerin teşebbüse ait verilerden ziyade kişisel nitelikte yazışmalar olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle Danıştay, kişisel taşınır cihazda bulunan ve silindiği tespit edilen yazışmalar bakımından “teşebbüse ait dijital veri” unsurunun somut bir şekilde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşarak idari para cezasının iptaline ilişkin BİM kararını onamıştır

Sonuç

Karar, yerinde incelemenin etkinliği ve bu kapsamdaki yaptırım mekanizmasının önemi teyit edilmekle birlikte, kişisel cihazlarda bulunan içeriklere dayanılarak yaptırım uygulanabilmesi için söz konusu içeriklerin neden “teşebbüse ait dijital veri” niteliğinde olduğunun Kurum tarafından somut biçimde ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.

Bununla birlikte, Karar’ın Kurumun yerinde inceleme uygulamalarında fiiliyatta ne ölçüde bir değişiklik yaratacağı, hangi somut göstergelerin “teşebbüse ait dijital veri” tespiti bakımından yeterli kabul edileceği ve bu yaklaşımın sonraki Kurul kararlarına nasıl yansıyacağı şimdilik belirsizliğini korumaktadır. Bu nedenle kararın pratik etkilerinin ve uygulamadaki sonuçlarının, önümüzdeki dönemde oluşacak Kurul uygulamaları ve yargı içtihadı çerçevesinde daha net ortaya çıkması beklenmektedir.

Benzer içerikler