Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
09/06/2022

Anayasa Mahkemesinden Mülkiyet Hakkının İhlaline Dair Yeni Karar

Hukuk Bültenleri
Gayrimenkul Hukuku
Bankacılık ve Finans
Gayrimenkul

Yeni Gelişmeler

Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkı ihlali hakkında verdiği 2018/25663 sayılı kararı, 20 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, ipoteğe konu borcun ödenmiş olmasına rağmen, üçüncü kişinin borcunun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılmamasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğine karar verdi.

Karara Konu Başvuru

Karara konu olayda, başvurucunun taşınmazı üzerinde, üçüncü kişinin konut kredisine teminat olarak banka lehine ipotek tesis edilmiştir. İpotek senedinde, üçüncü kişinin kredilerinden doğmuş veya doğacak her türlü asalet ve kefalet kredi borçları ile sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatı olarak ipotek verildiği ibaresi bulunmaktadır.

Her ne kadar konut kredisi borçlusu, kredi borcunu tamamen ödemişse de, bankaya başkaca borçları bulunması sebebiyle, başvurucunun taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılması talebi banka tarafından reddedilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, yerel mahkeme borçlunun devam eden borçlarının kredi sözleşmesi ile bağlantısı bulunmadığını belirterek ipoteğin kaldırılması gerektiğine karar vermiş; bu karar, önce istinafta bozulmuş, sonra temyiz mahkemesi tarafından onanmıştır. Bunun üzerine başvurucu, taşınmazı üzerindeki tasarruf yetkisinin ve buna bağlı olarak mülkiyet hakkının kısıtladığını iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Karar Ne Söylüyor?

Anayasa Mahkemesi, ipotek senedinde borçlunun kullanmış olduğu veya kullanacağı kredilerden doğan borçların ipotek kapsamında olduğu belirtilmişken, senedin takip eden sayfalarında ipoteğin borçlunun kullandığı kredilerin yanında sair bankacılık ve borç işlemlerinden doğan borçları da içerdiğinin belirtilmesinin, ipoteğin kapsamına ilişkin ipotek senedinde çelişkiye sebep olduğunu belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi incelemesinde, ipotek senedindeki çelişkinin, ipoteğin kapsamı konusunda tarafların iradeleri arasında uyumun bulunup bulunmadığını kesinliğe kavuşturmadığından, ipotek kapsamında kalan borcun başvurucu tarafından makul olarak öngörülemeyecek derecede genişletilmesi ve başvurucunun ölçüsüz bir külfete maruz bırakılması sonuçlarını doğurduğunu vurgulamış ve bu durumun ipotek alacaklısı ile ipotek borçlusunun menfaatleri arasında ciddi bir dengesizliğe yol açtığını belirterek başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu kararda mülkiyet hakkının kapsamına ve sınırlarına ilişkin yol gösterici tespitlerde bulunmuştur ve hangi borcun ipotekle teminat altına alınan borç olduğunun tespitinin önemini vurgulamıştır.