Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
25/09/2021 https://www.esin.av.tr/wp-content/themes/esin/images/esin.jpg

Döviz borçlanma sınırlamaları yumuşatıldı

Hukuk Bültenleri
Bankacılık ve Finans
Genel

Yeni Gelişmeler

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’da (“32 Sayılı Karar“) değişiklik yapan karar 25 Ocak 2018 tarih ve 30312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB“), değişikliklerin uygulamasına ilişkin esasları içeren yeni bir sermaye hareketleri genelgesi (“Sermaye Hareketleri Genelgesi“) yayımlayarak, Sermaye Hareketlerine İlişkin 2 Ocak 2002 Tarih ve 2002/YB-1 Sayılı Genelge’yi yürürlükten kaldırdı.

Böylelikle, döviz kredisi kullanma yasağına ilişkin yeni istisnalara da yer verilmiş oldu. Sermaye Hareketleri Genelgesi 2 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi.

Sermaye Hareketleri Genelgesi ne getiriyor?

32 Sayılı Karar’da yapılan değişikliklere ilişkin hususları 26 Ocak 2018 tarihli mevzuat bültenimizde açıklamış ve döviz kredisi kullanacak Türkiye’de yerleşik kişilerin yeterli döviz gelir olması gerektiğini, aksi takdirde birkaç istisna haricinde döviz kredisi kullanmalarının mümkün olmadığını belirtmiştik.

Keza, 6 Mart 2018 tarihli mevzuat bültenimizde, döviz kredisi kullanımına ilişkin kısıtlamaların, satın alma finansmanı ve proje finansmanını olumsuz yönde etkileyeceğine işaret etmiştik.

Bu kapsamda Sermaye Hareketleri Genelgesi ile döviz kredisi kullanımına ilişkin detaylar netleşti.

Döviz Kredisi Kullanımına İlişkin Yeni İstisnalar

Mevzuat bültenlerimizde yer verdiğimiz istisnalara ek olarak, aşağıdaki durumlarda da Türkiye’de yerleşik kişilerin

Türkiye’den veya yurt dışından döviz kredisi kullanması için döviz geliri olması gerekmeyecek.

  • 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun çerçevesinde yapılan devlet alım garantili yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere Türkiye’de yerleşik kişilerin kullanacakları döviz kredileri.
  • 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamındaki ihaleler ile bedeli döviz olarak belirlenen kamu ihalelerini kazanan Türkiye’de yerleşik kişilerin kullanacakları döviz kredileri.
  • Satın alma finansmanı kapsamında hedef şirketin paylarının satın alınması amacıyla kurulan Türkiye’de yerleşik özel amaçlı şirketlerin kullanacakları döviz kredileri.

Döviz Kredilerinin Kullanılmasına İlişkin Detaylar

Yurt Dışından Kullanılan Döviz Kredileri

Bankalar, Türkiye’de yerleşik müşterilerine ait döviz hesaplarına yurt dışından gönderilen bedellere ilişkin SWIFT mesajlarının içeriğini kontrol etmekle yükümlü olacak. Gönderilen bedelin kredi olduğunun tespiti durumunda bu bedel yurt dışından temin edilen kredi olarak işleme alınacak.

İşleme aracılık eden Türk bankalar, kredi alanın döviz kredisi kullanımına ilişkin genel kurallara uyumunu kontrol etmekle yükümlü olacak.

Türkiye’de yerleşik kişiler kredinin kullanımına aracılık eden Türk bankasına, kredi sözleşmesi ile geri ödeme planının bir örneğini vermekle yükümlü olacak. Ayrıca bu banka kredinin geri ödenip ödenmediğini izlemekle de yükümlü olacak.

Yurt İçinden Kullanılan Döviz Kredileri

Türkiye’de yerleşik kişiler, sadece bankalar ve finansal kuruluşlardan döviz kredisi temin edebilecek, Türk şirketlerinin diğer şirketlere döviz kredisi kullandırması ise mümkün olmayacak. Ayrıca bankalar ve finansal kuruluşlar köprü kredi ve buna benzer uygulamalarla bu yasağı ihlal eden şirketleri Hazine Müsteşarlığı’na bildirmekle yükümlü olacak.

Faktoring

İhracat ve transit ticaret işlemleri dışındaki işlemlere ilişkin gayrikabili rücu faktoring işlemleri ile her türlü kabili rücu faktoring işlemi yoluyla döviz üzerinden sağlanan fonlar döviz kredisi olarak değerlendirilecek ve bu şekilde işleme alınacak.

Diğer Hususlar

Döviz geliri olan Türkiye’de yerleşik kişiler Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin ekinde yer alan döviz gelirleri beyan formunu, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir tarafından son üç yıla ait konsolide olmayan finansal tablolar esas alınarak hazırlanan ve onaylanan bir raporla birlikte ilgili banka veya finansal kuruluşlara sunmakla yükümlü olacak.

Döviz geliri beyanları, şirketlerin aynı grup veya holding bünyesinde olup olmadığına bakılmaksızın, şirket bazında yapılacak. Bununla birlikte, holding şirketi veya bünyesindeki şirketlerin kredi bakiyeleri ve döviz gelirleri hesaplanırken, tüm şirketlerin kredi bakiyeleri ve döviz gelirleri toplamı dikkate alınacak.

İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere, Türkiye’de yerleşik kişilerden elde edilen dövizler döviz geliri olarak dikkate alınmayacak. Ancak yurt dışından elde edilen Türk lirası cinsinden bazı gelirlerin döviz gelirlerine dâhil edilmesi mümkün olacak.

Mali müşavirler döviz gelirlerinin Sermaye Hareketleri Genelgesi’nde düzenlenen kapsamda olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olacak.

Türk bankaları ve finansal kuruluşları tarafından, Türkiye’de yerleşik kişilerce kullanılan tüm döviz kredileri ile döviz geliri beyanlarına ilişkin olarak Türkiye Bankalar Birliği – Risk Merkezi’ne bildirim yapılması gerekecek.

Yatırım teşvik belgesi kapsamında döviz kredisi alan Türkiye’de yerleşik kişilerin döviz kredi limiti, yatırım teşvik belgesinde belirtilen tutar kadar olacak. Belirtilen tutarın döviz karşılığının hesaplanmasında, kredinin kullanım tarihindeki TCMB döviz satış kuru esas alınacak.

Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yeniden yapılandırılan kredi işlemleri, döviz borçlanma kısıtlamalarına tabi olmayacak. Ancak dövize endeksli kredilerin yapılandırılması, tekrar dövize endeksli olarak yapılamayacak.

Yurt dışından kredi alımında, kredinin önce kreditör bankada kredi alan adına açılan hesaba yatırılıp, oradan kreditörün Türkiye’deki hesabına aktarılmasının, kredinin Türk bankaları aracılığıyla kullanılması yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği tartışmalı bir husustu. Yapılan değişikliklerle, bu konu da netleşmiş oldu. Bu kapsamda yurt dışından kullanılan kredinin, kreditör banka nezdinde kredi borçlusu adına açılan bir hesaba ödenmesi, ardından bu hesaptan Türkiye’deki aracı bankaya gönderilmesi durumunda; kreditörden alınacak kredinin, kredi borçlusu adına açılan bir hesaba aktarıldığına ilişkin yazının aracı bankaya ibrazı kaydıyla, Türkiye’deki bankalar aracılığı ile kullanılan kredi olarak değerlendirilmesi mümkün olacak.

Döviz borçlanma kısıtlamaları nakdi kredilere uygulanacak olsa da, gayrinakdi krediler, nakdi krediye dönüşmeleri ile (örneğin, teminat mektubu kapsamında ödeme yapılması) bu sınırlamalara tabi hale gelecek.

Sonuç

Sermaye Hareketleri Genelgesi ile birlikte döviz kredisi kullanıma ilişkin kısıtlamaların uygulama esasları netleşirken, kısıtlamalarda bir miktar yumuşama da sağlanmış oldu.

Benzer içerikler