Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
29/09/2021 https://www.esin.av.tr/wp-content/themes/esin/images/esin.jpg

De Minimis Tebliği Yürürlüğe Girdi

Hukuk Bültenleri
Covid-19
Genel

Yeni Gelişme  

Rekabet Kurumu’nun (“Kurum“) 2021/3 sayılı Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ (“Tebliğ “), 16 Mart 2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve aynı gün yürürlüğe girmiştir. Tebliğ ile kamu kaynaklarının rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan rekabet hukuku ihlalleri yerine daha önemli ihlallerin soruşturulması için kullanılmasını amaçlayan de minimis mekanizmasının rekabet hukukuna kazandırılması amaçlanmaktadır. Öncesinde taslak tebliğ (“Taslak Tebliğ“) ise, Kurum’un resmi internet sitesinde 23 Ekim 2020 tarihinde yayımlanmıştı. Taslak Tebliğ’e ilişkin hukuk bültenimize buradan ulaşabilirsiniz. Taslak Tebliğ ile karşılaştırıldığında Tebliğ hem kritik hem de kozmetik değişiklikleri beraberinde getirmiştir.

Gelişme Ne Anlama Geliyor?  

Tebliğ hangi koşullar altında piyasada rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamadığı kabul edilen anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemlerinin Rekabet Kurumu tarafından soruşturma konusu yapılmayabileceğini düzenlemektedir. Tebliğ’de belirtilen usul ve esaslar aşağıda sunulmaktadır:

  • Açık ve ağır ihlaller Tebliğ ile sağlanan de minimis istisnasından faydalanamamaktadır: Tebliğ’in 1. maddesi açık ve ağır ihlallerin Tebliğ’in kapsamı dışında kaldığını ve bu ihlallerin de minimis istisnasından faydalanamayacağını öngörmektedir. Tebliğ’in 4. maddesi ise “açık ve ağır ihlaller”in ne anlama geldiği sorusunu nihai olarak cevaplandırmaktadır. Tebliğ’e göre tüm açık ve ağır ihlallerin ortak bir özelliği bulunmaktadır: bir mal veya hizmet pazarında rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelleme, bozma ya da kısıtlama amaç veya etkisine sahip olmak. Tebliğ ayrıca bu ihlalleri teşebbüsler arasındaki ilişkin niteliğine göre ayrıca sınıflandırmaktadır.
    • Yatay açık ve ağır ihlaller: Fiyat tespiti, müşteri/sağlayıcı/bölge/ticaret kanalı paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket, gelecekte uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılması.
    • Dikey açık ve ağır ihlaller:  Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arası ilişkide alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi.

Bu bağlamda, Taslak Tebliğ’in açık ve ağır ihlaller bakımından ilave bir sınıflandırma yapmaksızın bu tür ihlalleri fiyat tespiti, bölge veya müşteri paylaşımı ve arz kısıtlaması olarak tanımlandığı göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda belirtildiği üzere açık ve ağır ihlallerin kapsamı Tebliğ ile genişletilmiştir ve bu itibarla, Tebliğ, taslak halinden önemli bir farklılık içermektedir.

  • De Minimis mekanizması pazar payı eşiklerine bağlanmıştır: Tebliğ’in 5. maddesi, Avrupa Birliği rekabet hukuku mevzuatı ve uygulaması ile paralel olarak rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan anlaşmaların:

(i) rakipler arasında yapılması halinde anlaşma taraflarının sahip olduğu toplam pazar payının anlaşmadan etkilenen ilgili pazarların hiçbirinde %10’u aşmaması gerektiği ve

(ii) rakip olmayan teşebbüsler arasında yapılması halinde ise anlaşma taraflarının her birinin sahip olduğu pazar payının anlaşmadan etkilenen ilgili pazarların hiçbirinde %15’i aşmaması gerektiğini ifade etmektedir.

Ayrıca Tebliğ, ilgili anlaşmanın rakip teşebbüsler ya da rakip olmayan taraflar arasında yapılan bir anlaşma olarak sınıflandırılmasının mümkün olmadığı durumlarda veya ilgili kararın bir teşebbüs birliği kararı olması halinde tarafların/teşebbüs birliği üyelerinin toplam pazar payının anlaşmadan etkilenen ilgili pazarların hiçbirinde %10’u aşmaması gerektiğini belirtmektedir.

Tebliğ’de dikey sınırlamalara ilişkin özel bir düzenleme öngörülmüştür. Buna göre, dikey sınırlamaların oluşturduğu paralel ağların ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsaması halinde de minimis mekanizmasından faydalanabilmek için hem rakip hem de rakip olmayan teşebbüsler arasındaki anlaşmalar ile kararlar bakımından pazar payının %5’in altında olması gerektiği açıklanmaktadır.

Son olarak, Tebliğ’de anlaşma tarafları veya teşebbüs birliği üyelerinin pazar paylarının, anlaşma veya karar döneminde birbirini takip eden iki takvim yılı boyunca yukarıda ifade edilen eşiklerin üzerinde olması halinde dahi söz konusu eşiklerin %2 oranından fazla aşılmaması halinde ilgili anlaşma veya kararın piyasada rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamadığının değerlendirileceği belirtilmiştir.

  • Rekabet Kurulu rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan anlaşma ve kararlar hakkında soruşturma açmayabilir veya soruşturma açtıktan sonra toplam pazar paylarının ilgili eşikleri aşmadığının anlaşılması halinde soruşturmaya son verebilir: Her ne kadar Taslak Tebliğ belirlenen eşiklerin aşılmaması durumunda dahi Rekabet Kurulu’nun bir soruşturma açabileceğini açıkça öngörmüş olsa da, Tebliğ ilgili hükmü ihtiva etmemekte ve Rekabet Kurulu’nun de minimis istisnası kapsamına giren anlaşma ve kararlarla ilişkin olarak bir soruşturma açmamaya yönelik takdir yetkisine atıf yapmakla yetinmektedir. İlaveten, Rekabet Kurulu, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliği üyelerinin toplam pazar paylarının tam olarak tespit edilememesi nedeniyle açılan bir soruşturma kapsamında, daha sonra teşebbüs veya teşebbüs birliği üyelerinin pazar paylarının yukarıda belirtilen eşikleri aşmadığının tespit edilmesi durumunda soruşturmaya son verebilecektir.
  • İlgili pazar verileri ve pazar payı hesaplaması için ilgili yıl: Tebliğ, Taslak Tebliğ’den de minimis istisnasının uygulanmasına yönelik pazar payı hesaplaması konusunda da farklılaşmaktadır. Taslak Tebliğ pazar payının satış değeri üzerinden ve bunun mümkün olmaması durumunda satış miktarı dâhil diğer güvenilir pazar verilerine dair tahminler üzerinden hesaplanacağını belirtmiştir. Bununla birlikte, Tebliğ her ne kadar yine ilk olarak satış değeri üzerinden hesaplanan pazar payına atıf yapsa da, alternatif olarak uygun olduğu hallerde alım değeri üzerinden hesaplanan pazar paylarının dikkate alınabileceğini belirtmektedir ve satış veya alım değeri verilerinin mevcut olmadığı durumlarda, Kurum’un pazar payını diğer güvenilir pazar verilerine istinaden hesaplayacağını öngörmektedir. Son olarak, Taslak Tebliğ’de Kurum’un anlaşma veya karar dönemi boyunca her bir takvim yılında sahip olunan pazar paylarını dikkate alacağı belirtilmiş olsa da, yürürlüğe giren Tebliğ kapsamında pazar paylarının bir önceki yılın verilerine istinaden hesaplanacağı düzenlenmiştir.
  • De minimis istisnası devam eden önaraştırma ve soruşturmalara da uygulanacaktır: Tebliğ, yürürlüğe girmesi ile birlikte, devam eden önaraştırma ve soruşturmalar hakkında da de minimis istisnasının uygulanacağını ifade etmektedir.

Sonuç

Yakın zamanda yürürlüğe giren Tebliğ, de minimis müessesenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Bu müessese, 24 Haziran 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7246 sayılı Kanun ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a eklemiştir. Tebliğ, Avrupa Birliği’nde geçerli Avrupa Birliği’nin İşleyişine İlişkin Antlaşmanın 101(1) Maddesi uyarınca rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan büyük önem taşımayan anlaşmalara ilişkin Komisyon Bildirimi (De Minimis Bildirimi) ile genel çerçeve ve eşik pazar payı değerleri gibi konularda önemli benzerlikler taşımaktadır. Bu itibarla, Tebliğ, Türk rekabet hukukunu AB hukuku ile uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalara bir yenisini katmıştır. Tebliğ ile kamu kaynaklarının rekabet hukuku uygulaması bakımından Kurum nezdinde daha verimli değerlendirileceği öngörülmektedir.

COVID-19 salgını ile ilgili hukuki düzenlemelerle ilgili bilgilere Esin Avukatlık Ortaklığı Coronavirüs Masası‘ndan ulaşabilirsiniz.       

Benzer içerikler