Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :

Kıdemli Ortak Avukat

Ortak Avukat

Kıdemli Avukat

Vergi Danışmanı

Hukuk Bültenleri

Yeniden Varlık Barışı

Hukuk Bültenleri
Vergi
Genel

Yeni Gelişmeler
21 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen ve henüz Resmi Gazete’de yayımlanmayan 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun“) ile, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19. madde uyarınca yeni bir varlık barışı uygulaması getirildi.

Yapılan düzenleme ile gerçek ve tüzel kişilere, yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunmakla birlikte kayıtlarda yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını belirli oranlarda vergilendirilmek suretiyle beyan etme ve kayda alma imkânı tanındı.

Yeni varlık barışı uygulaması, önceki düzenlemelerle büyük ölçüde benzerlik göstermekle birlikte bildirilen varlıkların belirli sürelerle Türkiye’de tutulmasının taahhüt edilmesi halinde %0’a kadar düşebilen kademeli vergi oranı sistemi ve bildirilen varlıkların girişim sermayesi yatırım fonlarında değerlendirilebilmesi bakımından önceki uygulamalardan ayrışmaktadır.

Karar ile Yapılan Düzenlemeler Ne Anlama Geliyor?

Kapsama Giren Varlıklar

Düzenleme kapsamında; yurt dışında bulunan ve Türkiye’de bulunmakla birlikte gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları varlık barışına konu edilebilecektir. Gayrimenkuller ve diğer varlıklar düzenleme kapsamı dışındadır.

Varlıkların geçmişte belirli bir tarih itibarıyla mevcut olduğunun ayrıca ispat edilmesi gerekmemekte; öngörülen süreler içinde Türkiye’ye getirilmesi veya kayıtlara alınması yeterli kabul edilmektedir.

Varlık Barışından Yararlanabilecek Kişiler

Varlık barışı uygulamasından;

  • Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri,
  • Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan kişiler, ve
  • Türkiye’de herhangi bir vergi mükellefiyeti kaydı bulunmayan gerçek kişiler

dahil olmak üzere gerçek ve tüzel kişiler (şirketler, vakıflar ve benzeri) yararlanabilecektir.

Bildirim Süreci ve Türkiye’ye Getirme Şartı

Varlık barışı uygulaması ile getirilen avantajlardan yararlanılabilmesi için kapsamdaki varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanı’na bu süreyi, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiştir.

Yurt dışında bulunan ve düzenleme kapsamında olan varlıkların, bildirim yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde;

  • Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi, veya
  • Yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması

gerekmektedir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunacak; Gümrük İdaresi de aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir.

Türkiye’de bulunan ancak kayıtlarda yer almayan varlıkların ise, bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması suretiyle tevsik edilmesi gerekmektedir.

Vergi Oranları

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak, bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edecek ve aynı süre içinde ödeyecektir.

Genel vergi oranı %5 olmakla birlikte, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında bulundurulacağı süreye bağlı olarak vergi oranı kademeli olarak azalmaktadır:

Taahhüt Edilen SüreVergi Oranı
En az 5 yıl%0
En az 4 yıl%1
En az 3 yıl%2
En az 2 yıl%3
En az 1 yıl%4
Taahhüt yoksa (Genel oran)%5

Bunun yanı sıra, 1 Ocak 2027 ila 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara yarım puan artırım yapılacak. 31 Temmuz 2027 tarihinin Cumhurbaşkanı yetkisiyle uzatılması halinde, bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puanlık artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır. Ayrıca, bu kapsamda verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır.

Bildirilen Varlıkların Kayda Alınması

Bildirim konusu varlıklar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecek. Kayıt esasları aşağıdaki gibi düzenlendi:

  • Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler: Kayda aldıkları kıymetler için pasifte özel bir fon hesabı açacaklar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek.
  • Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler: Söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.
  • Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar: Bildirimde bulundukları varlıkları öngörülen sürelerde Türkiye’ye getirmeleri ve yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumunda, defter kayıt şartları aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabilecekler.

Düzenlemeden Yararlanmanın Sağladığı Avantajlar ve Sınırlamalar

Varlık barışı kapsamında bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar bakımından hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bununla birlikte, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu, Gümrük Kanunu ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gibi diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmeyecektir. Dolayısıyla, yeni varlık barışı uygulaması kapsamında yalnızca vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamasına ilişkin bir güvence sağlanmakta olup, diğer mevzuat kapsamındaki yükümlülükler aynen devam etmektedir.

Diğer nedenlerle başlatılan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucunda tespit edilen matrah farkları bakımından da aşağıdaki esaslar geçerli olacaktır:

  • Tespit edilen matrah farkının, madde kapsamında bildirilen varlıklardan kaynaklandığının anlaşılması ve bildirilen varlık tutarının bu farkı karşılaması (eşit veya daha yüksek olması) halinde, söz konusu matrah farkı üzerinden vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
  • Matrah farkının bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespit edilmesine rağmen, fark tutarının bildirilen varlık tutarını aşması durumunda ise, yalnızca aşan kısım üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır.
  • Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda, bildirime konu varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi halinde ise, bildirilen varlık tutarları bu farktan mahsup edilmeksizin vergi tarhiyatı yapılacaktır.

Son olarak, düzenleme kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek. Bunun yanı sıra, bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.

Sonuç
Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek olan yeni varlık barışı uygulaması, önceki uygulamalara büyük ölçüde benzer bir sistematik benimsemekle birlikte, bildirilen varlıkların belirli sürelerle Türkiye’de tutulmasına bağlı olarak %0’a kadar düşebilen kademeli vergi oranı sistemi ve bildirilen varlıkların girişim sermayesi yatırım fonlarında değerlendirilebilmesi bakımından ayrışmaktadır. Bu yönüyle düzenlemenin, yalnızca kayıt dışı varlıkların sisteme kazandırılmasını değil, aynı zamanda söz konusu fonların Türkiye finansal sistemi içerisinde daha uzun süre tutulmasını teşvik etmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Özellikle, yeni varlık barışı uygulamasının girişim sermayesi yatırım fonlarına yönelik yatırımları teşvik ederek kaynak akışını güçlendirmesi ve yerli girişim ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması beklenmektedir.

Öte yandan, düzenleme kapsamında sağlanan korumanın yalnızca vergi incelemesi ve tarhiyatla sınırlı olması nedeniyle, uygulamadan yararlanmayı değerlendiren gerçek ve tüzel kişilerin özellikle kambiyo, sermaye piyasası, gümrük ve suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin mevzuat bakımından ayrıca değerlendirme yapmaları önem taşımaktadır.

Benzer içerikler