Daha fazla bilgi için,
lütfen iletişime geçin :
Hukuk Bültenleri
09/06/2022

Anayasa Mahkemesinden İfade Özgürlüğüne İlişkin Yeni Karar

Hukuk Bültenleri
Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon
Genel

            Bu bültenimizi podcast olarak da dinleyebilirsiniz!

 

Yeni Gelişme

Anayasa Mahkemesinin, başvurucunun (“Başvurucu“) ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönünde karar verdiği, 2019/21340 başvuru numaralı 22 Şubat 2022 tarihli kararı (“Karar“) 5 Nisan 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, Karar’da başkalarının şeref ve itibarının korunması ile ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirme yapmıştır. Karar’a buradan ulaşabilirsiniz.

İhlal Konusu Başvuru

Başvurucu, bir siyasi partinin ilçe kongresinde parti il başkanı ile milletvekili arasında çıkan tartışmaya ilişkin haberler yapmıştır ve gazetede konuya ilişkin köşe yazıları yayımlanmıştır. Söz konusu haberlerde milletvekilinin parti içindekileri başka uluslardan kişilere benzetmesi eleştirilmiş ve milletvekiline ilişkin olarak parti içerisinde de imza kampanyası başlatılmıştır. Milletvekili ise iddiaları reddederek haberleri yapan gazete aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi bilirkişi incelemesi ile konuşmanın kaydını dinlemiş ve söz konusu benzetmeler konuşmada geçmediği için haberin gerçek olmadığından hareketle manevi tazminata hükmetmiştir. Başvurucunun istinaf başvurusu reddedilmiştir ve Başvurucu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştır.

Karar Neyi Kapsıyor?

Anayasa Mahkemesi, Başvurucu’nun iddialarını ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirmiş, yapılan müdahalenin hukuka uygun olması için Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen (i) kanunlar tarafından öngörülme, (ii) Anayasa’da öngörülen haklı sebeplere dayanma ve (iii) demokratik toplumun gereklerine uygun olma ve ölçülü olma koşullarını sağlaması gerektiğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi bu Karar özelinde değerlendirmelerini demokratik toplumun gereklerine uygunluk üzerine yoğunlaştırmıştır. Bu kapsamda Başvurucu aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin zorunlu bir ihtiyaca karşılık gelip gelmediğini, meşru amaçla orantılı ve gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığını değerlendirmiştir.

Anayasa Mahkemesi, siyasi partinin ilçe kongresindeki tartışmanın il ve ilçe gündemini ilgilendiren bir konuya ilişkin olduğu için güncel ve kamusal tartışmaya katkı sunduğunu ifade etmiştir. İfade ve basın özgürlüğü ile kişilerin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurarken gazetecilerin özellikle de bir kişiye yönelik isnatta bulunan haberler bakımından dikkatli olması gerektiğini ve haberlerin doğruluğuna ilişkin asgari bir araştırma yapması gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda gazetecilerden haberlerin doğruluğunu tam anlamıyla ispatlayamasa da içerikleri somut olgularla desteklemesi beklenmektedir. Anayasa Mahkemesi, haberlerin doğruluğuna ilişkin olarak gazetecilerin savcı gibi hareket etmesinin beklenmediğini ancak habere konu iddiaların doğruluğunu araştırmaları ve bir kişiye yöneltilen isnatların dayanaklarını belirtmelerinin gerektiğini ifade etmiştir. Bu kapsamda iddiaların kaynaklarının güvenilir olup olmadığının makul olarak araştırılması gerekmektedir ve gazetecilerin doğru bilgileri sunmak için iyi niyet çerçevesinde hareket ettiği ortaya konabilmelidir.

Somut olaya ilişkin değerlendirmelerinde Anayasa Mahkemesi, haberlere konu iddiaların parti il başkanı tarafından doğrulandığını ve parti içerisinde konuya ilişkin olarak imza toplandığını göz önünde bulundurmuştur. İlaveten, milletvekilinin gazeteye gönderdiği açıklamalara da gazetede yer verilmiştir ve tüm tarafların iddialarıyla birlikte okuyucuya sunulmuştur. Anayasa Mahkemesi, sayılan nedenlerle gazetecinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdiğine karar vermiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, gazetecinin kaynağı belli olarak yaptığı haberler nedeni ile yaptırıma tabi tutulmasının kamuyu ilgilendiren konularda serbest ve açık tartışmaları önleyeceği sonucuna varmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında Anayasa Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin manevi tazminata hükmetmesinin ilgili ve yeterli gerekçelere dayanmadığından hareketle ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir.

Sonuç

Eldeki Karar’da Anayasa Mahkemesi, basının ödev ve sorumluluklarını irdelemiş ve gazetecilerin başkalarına ilişkin isnat içeren haberler bakımından dikkatli olması gerektiğinin altını çizmiştir. Mahkeme ayrıca, bilhassa kamuyu ilgilendiren konularda basın mercilerine yönelik yaptırımların kamusal tartışmaları önlediğini ve ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğini değerlendirmiştir.